Yapı Malzemaleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yapı Malzemaleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Mayıs 2008 Perşembe

CAM MALZEMELER

Camın Tanımı: Cam aşırı soğutulmuş alkali cam malzemeler ve toprak alkali metal oksitleriyle,diğer bazı metal oksitlerin çözülmesinden oluşan bir sıvı olup ana maddesi (SİO2) silistir. Camlar erimiş haldeki amorf yapısını koruyarak katılaşan inorganik cisimler olarak tanımlanabilir. Üretim sırasında hızlı soğuma nedeniyle kristal yapı yerine amorf yapı oluşur. Bu yapı cama sağlamlık sistre makinenizi kontrol etmenin yolları ve saydamlık özelliğini kazandırır.

Camı Oluşturan Ana Maddeler : Adi camın bileşimine giren üç grup madde vardır. Bunlar Cam haline gelebilen oksitler, eriticiler dış cephe boya problemleri ve stabilizatörler denilen maddelerdir. Camın bileşimine giren bu maddeler kum-soda-kireç olarak da adlandırılabilirler. Adi Camın bileşimine giren maddelerin dışında cama önemli özellikler kazandıran prefabrike beton cephe panellerinin birleşim yerlerinde (derzlerde) kullanılan geçirimsizlik-dolgu malzemeleri ve uygulama ilkeleri ve üretimde bazı yararlar sağlayan yardımcı bileşenler vardır.

1. Camlaşıcılar: Camlaşma özelliği olan bu maddeler genelde ağ oluşturan bazı oksitlerdir. Kuvars kumu bunların başında gelir. Ağ oluşturan oksitlerin en önemlileri ise SiO2, B2O3 ahşap evler, ahşap malzeme evler ve P2O5�(fosfor)dir.

2. Eriticiler: Ağ oluşturan istinad yapıları ve cam haline gelebilen oksitlerin erimelerini kolaylaştırmak amacıyla cam bileşimine katılan maddelere eriticiler denir. Bu maddeler Camlaşıcıların erime sıcaklığını düşürerek onların erimelerini kolaylaştırır. Özellikle 1713 ˚C deki silisin erime derecesi 1500 ˚C ye düşer. Eriticiler ağ içine girerek onu değiştirdiği için eriticilere �Modifikatör� de denmektedir. Eriticilerin başlıcaları Na2O, K2O, Li2O dur.

3. Stabilizatörler (Sabitleştiriciler): Stabilizatörler, camın kimyasal dayanımı, kırılma indisi, dielektrik özellikleri üzerinde etki yaparlar. Formülüne stabilizatör ila ahşap yapıların depreme dayanıklılığı ve edilmemiş bir cam su karşısında stabil özellik göstermez. Bu camlara su camı denilir. Stabilazatör olarak kullanılan maddelerin başlıcaları CaO, BaO, PbO, MgO ahşap kapılar ve ZnO dur.

CaO kireç taşının (CaCO3), MgO ise dolamitin (MgCO3) cam formülüne katılması ile sağlanmış olur. Bu iki maddenin ısıtılması ile bünyelerindeki CO2 çıkar ahşap pencereler ve geriye oksitler kalır. CaCO3->CaO+ CO2 gibi.

4. Yardımcı Bileşenler (İkincil Bileşenler): Bu bileşenler genelde adi camın formülüne girmezler, ancak değişik cam türlerinde değişik etkiler sağlamak üzere kullanılan oksitlerdir. Örneğin;

· MnO2 Camın rengini açar
· Arsenik As2O3 renk verici, saflaştırıcı
· Sülfür Na2SO4 redükleyici
· Potasyum nitrat KNO3 camın saydamlığını giderir.

Cam Malzemelerin Üretimi : Cam malzeme üretimi, ardışık dört devreden (iki kademede- Bunlar Ergimiş camın elde edilmesi ile Cama biçim verilmesi, parlatılması halı seçiminde dikkat edilecek konular ve kesilmesidir) oluşmaktadır.

1. Ana Maddelerin Hazırlanması
2. Eritme
3. Biçimlendirme
4. Tavlama

1. Ana Maddelerin Hazırlanması: Camın bileşimine girecek ana maddelerin her şeyden önce yabancı maddelerden arındırılıp iyi bir şekilde öğütülmesi gerekir. Tek tip cam üreten tesislerde öğütülmüş ana maddeler, silolarda depolanır inşaatlarda kullanılan boya çeşitleri nelerdir ? ve siloların alt tarafındaki kapakları açılmak suretiyle istenen miktarda malzeme, terazili bir arabaya alınır.

2.Eritme: Günümüzde eritme işlemi, kapasitesi max. 2 ton olan krözelerde (Potalı fırınlarda) veya kapasitesi 1000 ton dolayındaki havuz fırınlarda yapılmaktadır. Fırınların yapımında ateşe dayanıklı, silis, alümin, zirkon gibi yüksek nitelikli refrakter malzemeler kullanılır.

a) Havuz Fırın:Biçim yönünden yüzme havuzuna benzediği için havuz fırın denmiştir. Çok miktarda cam üretilmesi gereken üretim süreçlerinde kullanılır. Bu fırında yaklaşık 800-1000 ton dolayında erimiş cam bulunur. Camı oluşturacak ana maddeler, özel bir itici mekanizma ile havuz fırınının ağız kısmından içeri itilir tuğlalar ve eritme işi başlar.
b) Potalı Fırın: İçerisinde ayrı ayrı cam türlerine ait ana maddelerin eritildiği birden fazla fırın vardır. Cam türlerinin fazla olduğu ancak cam miktarının az olduğu üretim süreçlerinde havuz fırınının kullanılması uygun değildir. Bu yüzden potalı fırın kullanılır. Potalı fırında ana madde miktarı en fazla 2000kg dolayındadır.

3.Biçimlendirme: Ana maddelerin hazırlanması beton ve betonarme kalıpları ve eritme evrelerinden sonra sıra dinlendirilmiş cam hamurunun biçimlendirilmesine gelir. Cam malzeme, sekiz yöntemle biçimlendirilir;

a) Üfleme (Şişirme) Yöntemi
b) Dökme-Silindirleme Yöntemi
c) Çekme Yöntemi
d) Yüzdürme Yöntemi
e) Presleme Yöntemi
f) Lif Haline Getirme Yöntemi
g) Köpük Haline Getirme Yöntemi
h) Diğer biçimlendirme yöntemleri

4.Tavlama :Bu evrenin amacı; fabrikasyon üretiminde cam soğurken oluşan iç gerilmeleri yok etmektir. Tepeden ısıtılan sürekli bir kanal içinde camı yeniden ısıtarak iç gerilmelerin giderilmesi sağlanıncaya kadar bekletmek bağlamalar ve daha sonra yavaş yavaş soğutularak uygulanır.

CAM TÜRLERİ: Silikat camların çok değişik türleri vardır. Bu camların bileşimlerinde az ya da çok SiO2 vardır. Bu nedenle bu camlara silikat camları denir. Bunlarda kimyasal bileşimlerine göre sınıflandırabiliriz.

1.Sodakalsik Camı: Dünyada üretilen camların %90�ı sodakalsik camıdır. Kolayca eritilebilir, ucuzdur fakat ısıl şoklara mukavemet lambri montajı ve kimyasal kararlılık gibi haller dışında her yerde kullanılabilir. Normal elektrik ampulü, fluoresan ampulleri, pencere camları v.b. malzemelerin üretiminde kullanılırlar. Yapısında %5 oranında CaO vardır.

2.Kurşun Camı (Kristal Cam): Soda kalsik camında kirecin yerini PbO aldığında kurşun camı elde edilmiş olur. Yapısında %80 oranında bazı hallerde daha fazla kurşun oksit bulundurur. Kurşun oksit, camın erime noktasını düşürerek yumuşama noktasını CaO�li camlarınkinin de altına düşürür. Ayrıca cama kolay işlenebilme, ışığı yansıtma prefabrike çelik uzay kafes sistemler ve uygulamada karşılaşılan sorunlar ve yayma özelliği kazandırır. Kurşun oksit miktarının %80�i geçtiği cam türü g fore kazık - jet groutlu bir iksa uygulaması ve x ışınlarından korunmak amacıyla kullanılır. Oldukça pahalı bir cam olduğu için baryum oksitli camlar kullanılır.

3.Borosilikat Camı: Borosilikat camlarının yüksek yumuşama noktası vardır.Buna rağmen, ısıl şoklara karşı büyük bir mukavemet sağlayan büyük bir genleşme katsayısı, su betonun dayanım ve durabiliteye göre tasarımı ve üretimi ve asitlere karşı çok iyi mukavemet göstermesi drystone walling ve üstün elektriksel özellikleri vardır. Bu nedenlerden dolayı laboratuar (teknik) cam olarak kullanılmaktadır. Mutfak eşyası, büyük boyutlu astronomik aynalar yapılmaktadır.

4.Alüminosilikat Camı: %20 den fazla alümin, az miktarda bor, bir miktar kireç harika madde su ve mayezi ile çok az alkali içerirler. Ancak alkali bulunmadığı zaman camın eritilmesi ve işlenmesi zorlaşır. Yumuşama noktasının yüksek ve dilatasyon katsayısının küçük olması termometre, yanma tüpleri, alevle doğrudan temas edecek her türlü parçanın yapımında kullanılır.

5.Silis Camı (%96 SiO2): %96 oranında silis içeren bu cam, presleme ve üfleme yöntemleri ile şekillendirme bu camlara uygulanır. Dilatasyon katsayısı küçüktür. Bu cam türü, çok saydam oluşu nedeniyle UV ışınlarını çok iyi geçirirler. Bu nedenle UV lambaları ile mikrop öldürücü özel lambaların yapımında kullanılır.

6.Silis Camı (%99 SiO2): Çok saf kuvars kumunun eritici madde olmadan eritilmesiyle elde edilir. Bu camın üretimi ve şekillendirilmesi çok yüksek sıcaklıkta (1750 ˚C) �de olur. Bu nedenle üretilecek malzemelerin şekil ve boyutları sınırlı olmak zorundadır. Genleşme katsayısının küçük, yumuşama noktasının çok yüksek olması ve UV ışınlarını çok iyi geçirmesi gibi olumlu özellikleri vardır. Dielektrik özellikleri de iyidir. Ancak maliyetin yüksek oluşu nedeniyle eletroteknikteki uygulamaları sınırlıdır. Isıl şoklara karşı mukavemeti en yüksek camdır.

Cam Çeşitleri: Uygulama yerlerine göre cam çeşitleri şunlardır.

a) Renkli camlar
b) Buzlu camlar
c) Pencere camı
d) Emniyet camları
e) Fiber glas (cam elyafı)
f) Telli cam
g) Optik cam
h) Silis camları gibi.

Cam Malzemelerin Mekanik Özellikleri

· Basınç Mukavemeti : 4-12 N/cm2
· Çekme Mukavemeti: 0.2-0.9 N/cm2
· Elastisite Modülü : 6-10 N/cm2
· Poisson Oranı : 0.22�dir ve d ile gösterilir

Cam Malzemelerin Fiziksel Özellikleri

· Birim Hacim Ağırlığı(Yoğunluk): Binalarda kullanılan normal camların yoğunlukları 2.5-2.7gr/cm3�tür.
· Sertlik:Sertlik derecesi 6-7 arasındadır. Bu düzeydeki sertlik cama iyi bir aşınma direnci kazandırır.
· Lineer Dilatasyon Katsayısı:Camın lineer dilatasyon katsayısı 8.7x10 �dır.Bu değer, camın birlikte kullanıldığı pencere doğraması malzemesi ile ilişkisi yönünden önemlidir.
· Isınma ısısı:795 J/kg/ºC dir.
· Isı Geçirgenlik Katsayısı:1.16W/m/ºC dir.
· Kırılma İndisi: Adi camda 1.52 olan kırılma indisi, kristal camda 1.60 tır.
· Yumuşama Sıcaklığı:500-600ºC arasındadır.

CAM YAPI MALZEMELERİ VE YAPIDA KULLANILMALARI

Cam yapılarda geniş kullanım alanına sahip bir yapı malzemesidir. Malzeme olarak kullanılan camların türleri, biçimleri, kullanma şekilleri ve özellikleri ile ölçüleri verilmeye çalışılacaktır. Bunlar Levha Camlar, Cam duvar blokları, cam döşeme blokları, Cam çatı Örtü malzemesi, U profili Camlar, Cam mozayikler, Cam lifler ve Cam köpüğü olarak sınıflandırılabilir.

1.LEVHA CAMLAR: Binalarda kullanılan camların büyük bir kısmı levha camlarıdır. Levha camlar, doğrudan levha olarak üretilmiş olabileceği gibi ikinci bir işleme tabii tutulması ile tabakalı ya da hava tabakalı türleri olabilir.

a) PENCERE CAMLARI
Binalarda yapı malzemesi olarak kullanılan cam malzemelerin büyük çoğunluğunu pencere camları oluşturur. Dış ortamla iç ortam arasında görsel ilişkiyi sağlar. Günümüzdeki ısı kaybını önlemenin en etkin yolu, cam yüzeylerdeki kayıpları min. İndirmektir. Bunun yanında; ses yalıtımını da sağlaması gerekir. Bu nedenle, değişik ihtiyaçları karşılamak için değişik cam türleri üretilmiştir.

I.Normal Pencere Camı: Bu tür camlar, değişik kalınlıklarda ve çekme yöntemi ile üretilirler. Kalınlıkları 2-7mm arasındadır. Camın kalınlığı, boyutlarına bağlı olarak artmaktadır.Isı yalıtımını sağlamak açısından cam kalınlığını arttırmanın rasyonel bir anlamı yoktur.

II.Güneş Kontrol Camları: Camdan geçen ışınların ısıl yönden denetlenmesi, bu camlarla sağlanır. Güneş kontrol camları, tek yada çift yüzeyli olarak veya belirli renklerde renklendirmek suretiyle, güneşten gelen enerjinin ancak belli bir yüzdesini geçirmek üzere üretilmektedir.

III.Hava Tabakalı Camlar:

IV.Mat Camlar: Matlaştırma işlemi, camın yüzeyini pürüzlendirerek saydamlığını bozduğundan, camın arkasını göstermemesini sağlar. Bu işlem ile ışık geçirgenliği de azalır.

V.Kristal Camlar:Kristal camlar kurşun oksit içeren camlardır. Cama, kurşun oksit katılması camın sertliğini azaltır. Özel parlatma makineleri ile aşındırıcılarla levha haline getirilir. Bu tip camlar, ayna yapımında kullanılmaktadır.Süs eşyası yapımında da kullanılır.

VI.Flot Camlar:Levha camın erimiş kalay üzerinden yüzdürülerek geçirilmesi yolu ile üretilir. Bu teknoloji ile elde edilen camın her iki yüzünün birbirine paralel ve dalgasız olması sağlanır. Genellikle, ayna yapımında kullanılır.

b) EMPİRE CAMLAR
Bu gruptaki camlar, dökme-silindirleme yöntemi ile şekillendirilen camlardır. Düzlem bir döküm masası üzerine dökülen erimiş cam hamuru üzerinden, üstünde girinti-çıkıntı şeklinde desen bulunan metal bir silindir geçirilmesi ile elde edilir. Görünmesi istenmeyen yerlerde dekoratif amaçlı kullanılır.

c) GÜVENLİK CAMLARI:
Genelde, görüntü istenen hallerde kullanılan, çok zor kırılan ya da kırıldığında kesici parça oluşturmayan camlardır.

2.CAM DUVAR TUĞLASI: Bu tür camlar, ışık geçirebilen ve duvar örülebilecek şekilde özel olarak şekillendirilen camlardır. Cam duvar tuğlaları, presleme yöntemi ile şekillendirilen, iki adet yarım cam tuğlanın kenarlarının sıcakta eritilerek birbirine yapıştırılması ile elde edilmektedir. Arada bulunan hapsedilmiş kuru havanın varlığı sayesinde iyi bir ısı tutucudur. Bu camlara çok değişik desenler yapılmak suretiyle farklı ısı geçirgenliklerine sahip olan cam tuğlalar elde edilir.

Cam tuğlaları ile iki farklı duvar örülebilir. Bu yöntemlerden birincisi;cam duvar tuğlalarının, tuğla duvarlarda olduğu gibi harç ile sıralar halinde örülmesidir. İkinci yöntem; cam duvar tuğlalarını dışarıda panolar halinde hazırlanıp, yerine takılması şeklinde uygulanır. Her iki yöntem içinde kireçli bir çimento harcı kullanılmalıdır. Özellikle dış duvar olarak örülen cam tuğla duvarlarda kullanılan harç karışımı içine, harcı su geçirmez hale getiren özel harç katkısı kullanmak gereklidir. Böylelikle; derzlerden su ve nem geçişi önlenmiş olur. Diğer önemli bir nokta ise; cam malzemenin genleşmesi göz önüne alınarak bu tür duvarlarda yatay ve düşey doğrultularda genleşme payı bırakılmalıdır.

Cam duvar tuğlası kullanılması ile şu yararlar sağlanmaktadır:

· Bol ve yaygın gün ışığı sağlanmış geniş çalışma alanları
· Isı kaybını önemli ölçüde azaltmak
· 37.6-42.0 dB düzeyinde ses yalıtımı

3-CAM DÖŞEME BLOKLARI: Cam malzeme yüksek basınç mukavemetine sahip olması nedeniyle (1000kg/cm2) eğilmeye çalışan yapı elemanlarında yapı elemanının ışık geçirmesini sağlamak amacı ile kullanılır.

Özellikle döşemelerin alt tarafını doğal yada yapay ışığın geçmesi ve böylece alttaki hacimlerin aydınlatılması istenen hallerde kullanılan bu tür döşemelere ışık geçiren döşemeler denir.

Cam döşeme blokları ile yapılan döşemeler iki türlü olmaktadır. Birinci tür, betonarme bir döşemenin içine yerleştirilmiş bulunan ve yuvarlak ya da kare biçimli cam döşeme blokları,betonarme plak döşemenin üst tarafında oluşan basınç kuvvetini alarak betonarme ile bir süreklilik sağlar. İkinci türde ise,cam döşeme blokları kendi büyüklüğüne indirgenmiş ebatlarda gözlerden oluşan bir taşıyıcı döşeme sistemindeki boşluklara sonradan yerleştirilir.

4-CAM ÇATI ÖRTÜ MALZEMELERİ: Cam malzeme ışık geçirmesinin yanı sıra, mutlak su geçirmez oluşu gibi temel iki özellik nedeniyle çatılarda ışık geçiren örtü malzemesi olarak kiremit yerine yada ondüle ve trapezoidal kesitli malzemeler yerine kullanıla bilmektedir.

a-)Cam Kiremitler: Cam malzemenin preslenmesiyle, cam kiremitler elde edilir. Cam kiremit�in uygulanmasında önde gelen amaç, çatıdan ışık sağlamak olduğundan, ışığın geçmesine engel olmayacak bir kiremit konstrüksiyonuna gerek vardır. Cam kiremitler, ışık geçirmek amacı ile kullanıldıklarından ve aynı zamanda örtü malzemesi görevi yaptıklarından ısı yalıtım malzemesi gibi bir malzeme ile birlikte kullanılmazlar. Çünkü bu durumda ışık geçirmez hale gelirler.
b-)Ondüle Camlar: Ondüle camlar, cam kiremitler gibi genelde çatı örtü malzemesi olarak üretilmektedir. Birlikte kullanılacağı ondüle biçimli diğer çatı örtü malzemesinin boyutları bakımından aynı olması gereklidir. Ondüle camlar büyük ve küçük ondüle olmak üzere ikiye ayrılır. Büyük ondüleli olanları asbestli çimento çatı örtü malzemeleri ile birlikte küçük ondüleli olanlar ise galvanize saç ondüle levhalarla birlikte kullanılırlar.Bu camların kalınlığı 6mm�dir.
c-)Trapezoidal Kesitli Camlar: Dış ülkelerde üretilen nervürlü camlardan biriside trapezoidal kesitli camlardır. Bu camlar, 89cm genişliğinde ve değişik boyutlarda üretilmektedir. Enine doğrultuda 3 adet ters V harfine benzer nervürü vardır. Işık geçirgenliği %89�dur. Bu camlar;duvar kaplaması,tavan aydınlatması,çatı ışıklığı ve bölme elemanı olarak kullanılır.

5-U PROFİLLİ CAMLAR:Ülkemizde üretilmeyen u camları Federal Almanya, Fransa gibi bir çok batı ülkesinde, özellikle büyük mağaza, süper market,büro, hastane, okullar, spor salonları ile fabrika, atölye gibi endüstri yapılarında kullanılır. U camları,telli ve telsiz olarak da üretilmektedir.Bu camların ek yerleri özel plastik macunlar yada özel plastik profiller ile kapatılır.

6.CAM MOZAİKLER : Cam hamuruna antimoan oksit yada kriyolit (Na3ALF6) katılması suretiyle opak hale getirilebilir. Bu durumda cam malzeme, ışığı çok az geçirdiği ve görüntü vermediği için kaplama malzemesi olarak kullanılmaya elverişli hale gelir. Genel olarak duvar ve döşeme kaplaması olarak kullanılır. Buna göre cam mozaikler 13mm�den başlayarak 20-40, 30-60mm ebatlarında üretim yapılmaktadır. Mozaik tekniğinde uygulamanın gereği olarak cam mozaiklerin arka yüzlerinden plastik bir dokumaya veya ön yüzlerinden bir kağıda yapıştırılmış olarak piyasaya sürülmektedir. Cam mozaik kaplaması uygulanmadan önce, duvarın kaba ve ince sıvasının yapılmış olması gerekir. İnce sıvanın yüzeyi de kolay yapışabilmesi için perdahlanmalıdır.

Uygulama şu şekilde yapılır:

1- Cam mozaiklerin yapıştırıldığı kağıt alt tarafa gelecek şekilde düzgün bir yere serilir.
2- Cam mozaiklerin üstüne su ve çimentodan oluşan çimento hamuru, plastik bir mala ile yayılır.
3-Hazırlanan mozaikler, kağıdından tutularak duvarda veya döşemede uygulanacak olan yere yapıştırılır.
4-Yapıştırmayı sağlayan çimento hamurunun bir miktar suyunu çekmesi ve priz yapmaya başlaması ile birlikte mozaiklerin üzerine yapıştırılan kağıt, ısıtılarak yapıştırıcının yumuşaması sağlanır.
5-Kağıtların soyulmasından sonra nemli bir sünger ile cam mozaiklerin yüzeyi silinerek kurulanır.

Cam mozaik kaplamalar, genelde dış etkenlere karşı çok dayanıklı olmakla birlikte, özellikle dış duvarlarda içten gelen su buharını dışarı çıkarmadıkları veya çok azını dışarı çıkardıkları için bu malzemeyle kaplanmış bina duvarlarında özellikle sıcaklık farklarının çok fazla olduğu bölgelerde önemli yapı hasarları oluşur.

7-CAM LİFLERİ : Camın lif haline getirilmesi ile elde edilen bu malzemeler, genelde ısı yalıtımı ve ses emme gibi yapısal gereksinmelerin karşılanmasında kullanılır. Lif haline gelmeden önce 1,15 W/mKº olan ısı iletim katsayısı, cam lif haline geldikten sonra 0,025 W/mKº düzeyine kadar küçülebilir. Bu özelliği ile cam lifleri, endüstriyel sıcaklıklar dışında kalan sıcaklıklarda güvenle kullanılabilir.

a-)Cam Lifi Levhaları
Cam lifi levhalar,cam liflerinin en çok kullanılan şekillerinden biridir.1,5-2,0-2,5 ve 3,0 cm kalınlıklarda ve 60/100 cm en ve boyda üretilen bu levhalar, genelde reçine ile pekiştirilerek basınç mukavemeti arttırılır ve özellikle döşemelerde kullanılacak hale getirilir. Bu şekilde reçine ile pekiştirilmiş olanlar sarı renklidir. Reçine ile pekiştirilmemiş olanlar beyazdır. Cam lifi levhalar, ses emici ve ısı tutucu olarak duvarlarda ve döşemelerde kullanılır. Cam lifi levhaların üzeri alüminyum folyolu olanlar, radyasyon yansıtıcı ve buhar kesici olarak kullanılabilir.
b-)Cam Lifi Şilteler
Cam liflerinin genelde dikilerek tespit edilebilecek taşıyıcı bir malzeme ile birlikte rulo haline getirilmiş şekline cam lifi şilte denir. Cam lifi şilteler, çatılarda çok yaygın olarak ısı yalıtımı amacıyla kullanılırlar. Düz çatılarda, reçine ile pekiştirilmiş cam lifi levha kullanılmasına karşın, havalandırmalı çatılarda çatı örtü malzemesinin altında cam lifi şilteler kullanılır.
c-)Boru Mantoları
Boru mantoları, sıcak su ve kızgın buhar taşıyan boruların ısı yalıtımı,su borularının donmaya karşı korunumu, basınçlı su borularında ses yalıtımı sağlanması ile boruların terlemeye korunması gibi gereksinmelerdir. Boru mantolarının üzerleri çıplak olabileceği gibi bezli yada alüminyum folyolu da olabilir.
d-)Dökme Cam Lifleri Ve Cam Lifi Halatları
Dökme cam lifleri, değişik ısı yalıtım konularında daha çok tıkma yöntemi ile kullanılan bir yalıtım malzemesidir. Cam lifi halatlar yada fitiller, yapılarda çeşitli derzlerin tıkanması ve doldurulmasının yanı sıra, endüstriyel olarak da özellikle çift çeperli kaplar ile fırınların yalıtımlarında benzer amaçlarla kullanılan bir malzemedir. Cam liflerinin diğer bir türü dokumacılıkta kullanılan cam ipeğidir. Cam ipeği ile dokunan kumaşlar, yanmaz giysi yapımında kullanılır.

8-CAM KÖPÜĞÜ : Cam köpüğü yapmak için cam, saf karbonla birlikte yumuşayıncaya kadar ısıtılır ve kömür gaz çıkarmaya başlayınca ürün tamamen kapalı cam hücrelerden oluşan bir köpük haline gelir.

Cam köpüğü, bir yalıtım malzemesinde aranabilecek bir çok özelliğe sahiptir. Buhar geçirmezlik, yanmazlık, alev geçirmezlik, haşarattan etkilenmezlik, kimyasal etkenlere dayanıklılık, işlenebilirlik, hafiflik, ve yüksek ısı tutuculuk gibi bir çok önemli özelliğe sahiptir.

DOĞAL TAŞLAR VE ÖZELLİKLERİ

Doğal taşlar, doğadan çıktıktan sonra ticari olarak işletilebilen en eski inşaat malzemeleridir. Tarih boyunca insanoğlu tarafından yapılarda doğal taşlar ve anıtlarda güzelliği cam malzemeler ve dayanıklılığı sebebiyle kullanılmıştır. Zamanla kullanımı artan doğal taşlar günümüzde özellikle inşaat, kaplama, döşeme, heykelcilik, yol yapımı, porselen sistre makinenizi kontrol etmenin yolları ve cam sanayi (kuvars), optik sanayi dış cephe boya problemleri ve süs eşyalarının yapımında kullanılmaktadır.

Jeoloji bilimi içinde mineroloji MİNERALLERİ, petroloji ise KAYALARI inceleyen bilim dalıdır. Yeryüzü kaya kitlelerinden oluşmaktadır. Mineraller ise kaya kitleleri içinde bulunan, kararlı, özellikleri değişmeyen inorganik kimyasal elementler veya kompleks bileşiklerdir.

Kaya prefabrike beton cephe panellerinin birleşim yerlerinde (derzlerde) kullanılan geçirimsizlik-dolgu malzemeleri ve uygulama ilkeleri ve minerallerin tanımlanması en iyi şekilde fiziksel özelliklerine göre yapılır.Bu özelliklerden bazıları; Sertlik, Özgül ağırlık, Kristal yapısı, Dilimlere ayrılabilme, magnetik, elektriksel ahşap evler, ahşap malzeme evler ve ısı iletkenliği sayılabilir. Ayrıca kimyasal istinad yapıları ve optik özellikleri de dikkate alınabilir. Çoğu mineraller kristal yapıya sahip olup 7 değişik kristal yapı şekillerinde bulunurlar.

Taşlar (kayaçlar) bir veya birkaç mineralin bir araya gelmesiyle oluşan mineral topluluklarıdır. Bir kayaç tek bir mineralden oluşacağı gibi (ör: kireçtaşı bir kayaçtır ahşap yapıların depreme dayanıklılığı ve sadece kalsit mineralinden oluşmuştur), bir kaç mineralin bir araya gelmesiyle de oluşabilir. (ör: granit bir kayaçtır ahşap kapılar ve kuvars, feldspat, mika, opak gibi minerallerden meydana gelmiştir). Buna göre mineraller metalik ahşap pencereler ve metalik olmayan mineraller olarak 2 ye ayrılabilir. Metalik mineraller bakır, kurşun, altın, gümüş, demir, aliminyum vb., Metalik olmayan mineraller ise kükürt, grafit, kalsit, alçıtaşı, barit, kuvartz gibi. Kayaçlar stabil olmayıp çoğu zaman kil, kum, çakıl halı seçiminde dikkat edilecek konular ve toprak haline dönüşürler.

Taş ocaklarından, homojen atmosfer etkilerine dayanıklı teknolojık özellikleri bakımından yapı işlerinde kullanmaya elverişli taşlara "doğal yapı taşları" denilmektedir. Doğal yapı taşlarının kullanım yerleri genellikle temellerde, duvarlarda, kemer inşaatlarda kullanılan boya çeşitleri nelerdir ? ve pencere kornişlerinde, zemin, duvar tuğlalar ve çatı kaplamalarında, agrega yapımında beton ve betonarme kalıpları ve taş yünü elde etmede kullanılır.

DOĞAL TAŞLARIN SINIFLANDIRILMASI



1-) PÜSKÜRÜK KAYAÇLAR (Mağmatik):
Kökeni mağma olan kayaçlardır.Yerin derinliklerinde akkor (erimiş) haldeki mağmanın yerin içinde veya yüzeye yakın derinliklerde yada yüzeyde soğuyarak katılaşması ile oluşan kayaçtır. Mağmatik kayaçlar yapıları, mineral içerikleri bağlamalar ve oluşumlarına göre sınıflandırılabilir. Hafif mineralleri fazla olanların renkleri açık, özgül ağırlıkları 2.6-2.7 olanlara ASİDİK KAYA, Demir-magnezyumu minerali bakımından zengin, koyu renkliözgül ağırlığı 3 den büyükolanlar BAZİK KAYA adını alır.

Mağmatik kayaçların yapıları, ince lambri montajı ve kaba kristalli olabileceği gibi amorf yapıda olanları da vardır.

Lav şeklinde yeryüzüne çıkmaya çalışan mağma yeryüzü kabuğu altında donarsa DERİNLİK kayaçları, yeryüzüne ulaşıp kristalleşirse yüzey kayaçları meydana gelir. Derinlik kayaçların en önemlileri GRANİTtir.

Bu Tip Kayaçlara Örnek Olarak ;

Granit: Genellikle açık renkli olup %60 oranında potasyum feldspat, %30 kuvartz, mika minerallerinden oluşur. Granit sert prefabrike çelik uzay kafes sistemler ve uygulamada karşılaşılan sorunlar ve dayanıklıdır. Yoğunlukları 2600~2800 kg/m3 arasındadır. Basınç dayanımları 1600~2400 kg/cm2tür.Kolay yarılabildiğinden merdiven basamağı, moloz taşı, kaba yonu taşı, döşeme kaplamaları kaldırım fore kazık - jet groutlu bir iksa uygulaması ve bordür taşı betonun dayanım ve durabiliteye göre tasarımı ve üretimi ve mıcır imalinde kullanılır. İyi cila tutar.

Yoğunlukları 2600~2800 kg/m3 arasındadır.Basınç dayanımları 1600~2400 kg/cm3 tür.

Diorit: Gri, koyu yeşil drystone walling ve beyaz renklerde bulunan granit grubu bir taşdır. Bünyesinde garnitten başka minerallerde vardır.

Gabro:Rengi koyu gridir.Mavimsi ve yeşilimsi renkte olabilir..Mineralojik birleşiminde her ne kadar kuvars yoksa da bazı durumlarda bulunabilir.İşlenebilir,cila tutar.

Porfirler: Genellikle kırmızı ve yeşil renkli olurlar. Kaldırım taşı ve mıcır olarak kullanılırlar. Bunlarda kendi aralarında sınıflara ayrılır.

· Andezit: Porfirlerin yeni zamanda oluşmuş cinsleridir.Volkanik dağlarda bulunur. İyi bir yapı taşıdır. Kesme taş halinde kullanılır. Çok az kuvars içerir. Minarolojik bakımdan andozit riyolit-bazalt arasıda yer alır.
· Bazalt: Renkleri koyu gri ve siyahtır. Çok sert ve ağır taşdır. Temellerde, yol, köprü ve rıhtım gibi yerlerde kullanılır.
· Lavlar : Mağmanın yeryüzüne çıktıktan sonra sertleşmesi sonucu oluşan lavlar, sert olup püskürme sonrası kütlelerin soğuması ile volkanik curüflar meydana gelir. Çok gözenekli olanlara volkanik tüf adı verilir. Bazalt lavları sert olduğundan yapı taşı olarak kullanılır. Çimentoda kullanılan TRASS volkanik tüftür.

2-)TORTUL KAYAÇLAR ( Sedimanter): Mevcut taşların zamanla dış tesirlerle ufalanmaları, sonradan birbiri ile karışarak tabii bir bağlayıcı ile yeniden sertleşmesi sonucu oluşan kayaçlardır. Bu tip kayaçlar sedimantasyon (çökelme )olayı sonucu meydana gelmişlerdir. Mineral ve taş parçalarının değişik yollarla taşınarak bir yerde çökelmesi ile oluşur. Konsolite olmamış kum veya çamur sediment, konsolide olmuşları sedimamter kaya adını alır. Sedimanter kayaçlar tabakalar halinde oluşur ve içlerinde organik maddeler, fosiller bulunabilir.

Bu tip kayaçlara örnek olarak ;

Kalker: Kalsiyum karbonattan (CaCO3) oluşur. İçinde yer alan maden oksitlerin etkisi ile değişik renkte görünür. Geçirdiği oluşum sırasında yapısında çatlak ve kırıklar oluşur. Bu kırıklara başka maden oksitler dolunca ilginç desenler görülür. Sertlik derecesi 3 olup kolay kesilip işlenir. Saf kalkerin özgül ağırlığı 2700kg/m3 tür. Çok iyi cila tutar. Yapıda moloz taşı,yonu taşı, kaplama taşı,kırılarak mıcır taşı olarak kullanılırlar.

Treverten: Yüksek ısılı ve kalsiyum bikarbonatlı mağma suyunun yer yüzüne çıkışı sırasında karşılaştığı basınç ile oluşur. Oluşumu sırasında içinde bulunan bitki kök ve yapraklarının zamanla çürümesi sonucu boşluklar oluşur. Kalker tüfü grubundan olup gözenekleri büyüktür. Bu boşluklar kendi tozu ile yapılan dolgu malzemesi ile doldurulur. Genellikle dış mekanlarda kaplama işinde kullanılır.

Dolamit: Doğadaki rengi genellikle beyaz olup Mg ve CaCO3' den oluşmaktadır. Kalkerden daha sert bir taştır. Asitlerden zor etkilenir.

Alçı Taşı : Suda daha fazla çözündüğü için yapının su ile temas eden yerlerinde kullanılmaz.Renkleri beyazımsı, sarımsı ve saydam olabilir.Jips adı verilen bu taş CaSO4 ve 2H2O 'dan oluşur. Sertlik derecesi 2 dir. Kolay işlenebilir.

Arduvaz : Siyah ve koyu gri renkli, sık ve homojen dokulu, içerisinde prit billurları bulunur. Parlayan bir taş olup gözeneksiz olanları yapı işlerinde kullanılır. Dona ve yüksek ısıya dayanıklıdır. İznik civarında bulunur.

Killi Şist: Sarı, yeşilimsi,gri, mavimsi ve siyah renklerde olur.Tabakalı,sert ve dayanıklıdır. Kaplama işlerinde kullanılır.

Konglomeralar: İrili ufaklı taş parçalarının tabii bir bağlayıcı ile birleştirilmesi sonucu oluşur. Kum taşının silika, kireç veya demiroksit ile yapışması sonucu oluşur. Silika ile yapışmış olanları çok dayanıklıdır. Kaba taneli olanlara konglomera, ince taneli olanlara kumlu şeyl adı verilir. Şeyller ince taneli olduklarından suyu zor geçirler. Çimento üretiminde kullanılabilir.

BAŞKALAŞMIŞ KAYAÇLAR (Metamorfik): Mağmatik ve sedimanter kayaçların; sıcaklık, basınç, gerilme (stress basıncı) ve kimyasal aktivitesi olan sıvıların etkisi altında kalarak değişmeleri sonucu oluşur. Kristalsiz bir yapıya sahip olan tortul taşlar ısı ve basınç etkisiyle kristal bir yapıya dönüşürler.

Bu tip kayaçlara örnek olarak;

Mermerler:
Ufak ve iri taneli kalsit veya dolamit kristallerinden oluşan bir kayaçtır. Mermerler %95 kalsit, az miktarda silis, silikat ve demir oksit gibi minerallerden oluşur. Mohs sisteminde kalsitin sertliği 3.0 , dolamit'in sertliği 3.5-4.0 arasındadır. Buna göre mermer orta sertliktedir. Binaların iç kısımlarında, merdiven basamaklarında , döşeme kaplamalarında, banyo ve mutfak gibi ıslak mekanlarda kullanılabilir. Bunun yanında süs eşyası ve mezar taşı yapımında kullanılır.

Gnays: Gnays'lar çekiçle vurulduğunda cm veya dm kalınlıkta levhalara yada prizmalara bölünebilirler. Ayrılma (bölünme) mika yüzeyleri boyunca orta ve iri taneli kuvars ve feldspatlardan oluşan ileri derecede değişime uğramış metamorfik kayaçtır. Tabakalı yapıya sahip olup dondan etkilenir, kaldırım taşı veya kırmataş olarak kullanılır.

Yapı Taşlarının Şekillerine Göre İsimlendirilmesi

1-) Moloz Taş: Hiç düzeltilmeden ve işlenmeden kullanılan taşlar bu sınıfa girer.

2-) Kaba Yonu Taş:Bir yüzeyleri murç ve madırga ile düzeltilir. Düzeltilen yüzeylerin pürüzleri 1cm yi geçmemelidir. Dekoratif amaçlı kullanılan taşlarda kenar düzeltilip orta kısım kabarık bırakılabilir. Düzeltilen yüzeyler dikdörtgen olabileceği gibi altıgen şeklinde de yapılabilir.

3-) İnce Yonu Taş: bu taşların 1-3 yüzeyleri kalem, tarak vb ile gönyede olarak işlenir. Düzeltilmiş yüzeyde pürüz 2-3 mm yi geçmemelidir.

4-) Kesme Taş: Altı yüzeyi muntazam olarak kesilmiş ve düzeltilmiş, kalınlıkları 8-10 cm olan taşlardır.

Yapı Taşlarının Genel Kullanım Yerleri:

1-)Kemer, pencere kornişi, duvar harpuştası => Özel işlemeli
2-) Zemin, duvar ve çatı kaplamaları => İnce plaka halinde, cilalanarak kullanılır.
3-) Duvarcılıkta => Moloz taş
4-) Temel beslemesinde => Blokaj taş
5-) Demir yolarında => Balast
6-) Beton ve bitümlü yol inşaatında => Kırma taş
7-) Filler => Taş unu

Taş Deneyleri

- Birim ağırlık- Özgül ağırlık
- Porozite - Kompozite
- Su emme
- Dona dayanım
- Mukavemet (basınç dayanımı)
- Eğilme mukavemeti
- Aşınma
- Çarpma (sademe)
- Kesme mukavemeti

TAŞLARIN ELDE EDİLMESİ

1-)Toplama Taşlar:Erozyona uğramış taşlardır.Rüzgar ve sular etkisi ile yüzeyleri köşesiz ve kaygan taşlardır.İnşaat malzemesi olarak kullanımı zordur.Yüzeylerinin kaygan olması harca yapışmasını zorlaştırır.Bahçe duvarı,blokaj dolgu gibi yerlerde kullanılır.

2-)Ocak Taşları:Yer altında kalmış kaya damarlarının açılarak taş ocağı haline getirilmesi ile elde edilen taşlardır.Hemen yanında taş işleme atölyesi vardır.Taş ocakları yönetmeliği ilk olarak 1865 'te başlamıştır.

*Ayırma Yöntemi:Doğrudan doğruya küçük el aletleriyle ana kayadan küçük parçalara ayrılmasıdır.

*Kamalama Yöntemi:Matkapla delerek ana kayadan ayırma işlemidir.
*Parçalama Yöntemi:Matkapla delerek dinamit yerleştirilir.Patlama ile kaya parçalanır.Parçalanan taşlar taş ocaklarında işlenir.Ocaktan çıkarılan taşın yapısı CaOH havanın CO2 alarak havaya su verir.Böylece nemini kaybeden taş sertleşir. CaOH'in işlenmesi kolay olup CaCO3 sertleştiği için işlenmesi zordur.

Taşların Özellikleri

Kargir yapılarda kullanılan taşlar homojen, sert, damarsız, yoğun hava etkilerine, dona dayanıklı, ocak nemini kaybetmiş, darbelere dayanıklı ve harca iyi yapışacak nitelikli olmalıdır.

özgül ağırlıkları =2,5gr/cm3 , su emmeleri %1,8 den küçük olmalıdır.

Kalker türünde taşlar fazla ateş altında olan yerlerde kullanılmazlar. Su emmeleri %1,8 den büyükse dona dayanıksızdır.Harcı kurutur ve harcın suyunu emer.

Yontma işlerde kullanılacak taşlar ince taneli kolay işlenebilir olmalıdır.

Kalker traverten 350kg/cm2 min. basınç mukavemetine sahiptir. Darbe dayanımı 6kg/cm2 den küçük olmamalıdır.Çekme mukavemeti min.30-60 kg/cm2 olmalıdır.

Taş duvarın kalınlığı ;taşın niteliği, harcın niteliği, işleme şekline ve taş duvarın yüksekliğine bağlı olarak taşın yük taşıma ortamı düşünülmektedir.

Granit;1200kg/cm2 ye kadar basınç mukavemetine dayanabilir.

DOĞAL TAŞLARIN ÜRETİMİ

Doğal taşların işlenmesinde ilk olarak taşın ocaktan blok olarak çıkma işlemi yapılır.Blok taş ocaktan alınmadan önce yüzeyindeki örtü tabakasının temizlenmesi gerekir.

SERAMİK MALZEMELER

Seramikler bir veya birden fazla metalin, metal olmayan element ile birleşmesi sonucu oluşan İNORGANİK bileşiklerdir. Genellikle kayaların dış etkiler altında parçalanması ile oluşan Kil, kaolen seramik malzemeler ve benzeri maddelerin yüksek sıcaklıkta pişirilmesi ile meydana gelirler. Bu açıdan halk arasında pişmiş toprak esaslı malzeme olarak bilinir. Örneğin, cam, tuğla, kiremit, taş, beton, aşındırıcı tozlar porselen doğal taşlar ve refrakter malzemeler bu gruba girer. Kil belirli bir üretim sürecini geçirdikten sonra, sert cam malzemeler ve deforme olmayan, bazı özel etkenler dışında hiçbir dış etkiden kolayca etkilenmeyen bir malzeme haline gelir. Seramik malzeme üretiminde, kil hamuruna belirli maddeler katarak, değişik şekillendirme yöntemleriyle, kullanılan hamurun bünyesine uygun bir pişirme ile, seramik malzemeye istenilen niteliği kazandırma imkanı vardır.

Bileşiminde değişik türde silikatler, alüminatlar, su sistre makinenizi kontrol etmenin yolları ve bir miktar metal oksitler ile alkali dış cephe boya problemleri ve toprak alkali bileşikler bulunan bir malzemedir. Bazı seramiklerde iyonsal, kısmen kovalent bağ bulunabilir. Bazıları amorf ,bazıları da kristal yapılıdırlar. Çok sert prefabrike beton cephe panellerinin birleşim yerlerinde (derzlerde) kullanılan geçirimsizlik-dolgu malzemeleri ve uygulama ilkeleri ve gevrektirler. Ergime sıcaklıkları yüksek (silis 1750ºC de alüminat 2050ºC de ergir), ısı ahşap evler, ahşap malzeme evler ve elektriksel yönden yalıtkandırlar. Silise %6 alüminat katılırsa ergime sıcaklığı 1550ºC�e düşer. Demir oksit istinad yapıları ve alkali bileşikler ergime sıcaklığını daha da azaltarak 900ºC�e kadar düşürebilir.

Kilin Meydana Gelişi: Kil tabiatta bol miktarda bulunan minerallerdendir. Fakat saf kil bulmak oldukça zordur. Kilin içerisinde en çok kalker, silis, mika, demir oksit bulunur. Genellikle 0.002mm�den daha küçük taneli malzemeye kil adı verilmektedir. Kil sarımtırak, kurmızımtırak, esmer gibi renklerde bulunur. Bu özelliğini bileşiminde bulunan yanıcı maddeler verir. Kilin yapısı itibarıyla su çekme özelliği vardır. Bu nedenle kil daima nemlidir. Tamamen doymuş kil su emmeyeceğinden dolayı geçirimsiz olup, toprak dolgu barajlarda çekirdek, kil dolgu ile inşa edilir. Kili meydana getiren maddeler sulu alüminyum silikatlerdir. m Al2O3 , n SiO2 , p H2O genel Kimyasal bileşim formülü ile ifade edilen kil, çok saf olduğu zaman Hidrate Alümin Silikat (kaolinit) adını alır . Kaolinit�in kimyasal formülü, Al2O3 .SiO2. 2H2O dur.

Kilin Özellikleri: Kilin başlıca dört özelliği vardır. Plastisite, Kohezyon, Renk ahşap yapıların depreme dayanıklılığı ve Rötre� dir.

Plastisite: Ezilmiş kile uygun miktarda su karıştırıldığı zaman işlenebilme ahşap kapılar ve şekillendirme özelliği kolaylaşır. Böylece kil kolayca şekil alır. Örneğin, Un su ile karıştırıldığı zaman işlenebilir ahşap pencereler ve şekillendirilebilir. Buna karşılık kum, su ile karıştırıldığı zaman herhangi bir plastik özellik kazanamaz. Kilin plastisite özelliği kazanabilmesi için muhakkak surette su ile karıştırılması gereklidir. Su dışında hiçbir madde kile plastisite özelliği kazandırmaz. Bu konuda yapılmış deneylerde bir çok sıvı ( alkol, gaz, terebantin, amonyak, aseton vb.) kullanılmışsa da hiç birisi ile bu özellik elde edilmemiştir.

Kohezyon: Bu özellik kil hamuruna kuruduğu zaman kendisine verilmiş olan şekli muhafaza etme kabiliyeti sağlar. Örneğin kum bu özelliğe sahip olmadığı için su ile ıslandıktan sonra kurumaya terk edildiği zaman küçük bir darbe ile kendi kendine dağılır. Kilin kohezyona sahip olabilmesi için mutlaka su ile yoğurulması gereklidir. Su dışında kalan diğer sıvılarla kil kohezyon kazanmaz.

Renk: Killer metal oksitlerle karışık bir şekilde bulunduklarından doğal olarak renklenmiş durumdadırlar. Ayrıca organik maddeler de ihtiva eder. Kilin saf olması halinde rengi beyaz olur halı seçiminde dikkat edilecek konular ve kaolen adını alır. Bunun ötesinde killerin renkleri sarı, pembe, kırmızımsı, mavimsi gri, yeşil inşaatlarda kullanılan boya çeşitleri nelerdir ? ve siyahımsı olabilir.Kilin rengi içinde bulunan maddeler hakkında fikir vermektedir.

· Kilde limonit bulunması halinde rengi esmerdir.
· Kilde demir peroksit bulunması halinde rengi kırmızıdır.
· Kilde manganez bioksit bulunması halinde rengi siyahtır
· Kilde organik maddeler bulunması halinde menekşe rengindedir.

Bununla beraber, kilin pişmeden evvelki rengi piştikten sonrada aynı renkte kalacağını göstermez. Çünkü oksitlerin yüksek ısı derecelerinde renkleri değişir.

Rötre: Kil su ile yoğrulup şekillendikten sonra kurumaya terk edilirse şekillendirme sırasında verilmiş olan ölçüleri küçülür. Diğer bir değişle kil hamurunun kuruma sırasında hacmi küçülür. Bu olaya kilin rötre yapması denir. Rötre, kilin kuruması sırasında olduğu gibi pişmesi sırasında da devam eder. Kilin kurumasından meydana gelen rötre, kilin plastisite özelliğine bağlıdır.

Her ne kadar akıcı kil, pişmiş toprak malzeme üretiminde kullanılmasa da, porselen, fayans tuğlalar ve vitrifiye seramik üretiminde döküm yolu ile şekillendirilerek kullanılır. Rötre, plastisiteden sonra en önemli özelliktir. Rutubetli bir kil hamuru kurumaya terk edildiği zaman hacmi küçülür. Belli bir zaman süresi sonucunda kil hamuru katılaşır beton ve betonarme kalıpları ve mutlak kuruma haline kadar su kaybı bağlamalar ve hacim küçülmesi devam eder. Bu şekilde kurutulmuş kil hamuru gittikçe yükselen ısıda pişirildiği taktirde, kurutmada olduğu gibi yine hacmini küçültür. Kilin gerek kuruma lambri montajı ve gerekse pişme sırasında yapılmış olduğu rötre, toplam rötredir.

Kilin Pişme Teorisi: Kil, düşük ısı derecesinde bir etü prefabrike çelik uzay kafes sistemler ve uygulamada karşılaşılan sorunlar ve konulursa sertleşir; önce serbest haldeki suyunu, daha sonra da emdiği suyun önemli bir kısmını kaybederek gittikçe artan bir rötre yapmaya başlar. Etüvün ısı derecesi 200º C yi geçmezse bu olay geriye dönüşebilir. Bu durumda kil soğuduğu zaman öğütülerek pudra haline getirilerek su ile yoğurulursa plastisite gösterebilir.
serki.com
SERAMİK MALZEMENİN SINIFLANDIRILMASI: Seramik malzemenin bünye yapısını esas alarak aşağıdaki gibi sınıflandırılabilir.

I- Boşluklu seramik malzeme

A) Kaba seramikler

1- Pişmiş toprak malzeme

· Tuğla fore kazık - jet groutlu bir iksa uygulaması ve Kiremit
· Taşıyıcı döşeme malzemesi
· Değişik kaplama malzemesi
· Dekoratif malzeme
· Diğer pişmiş toprak malzeme

2- Ateşe dayanıklı malzeme (refrakter malzeme)

B) İnce seramikler - Fayanslar

· Adi fayanslar
· Karo betonun dayanım ve durabiliteye göre tasarımı ve üretimi ve Sıhhi tesisat fayansları
· Kalaylı fayanslar
· Mozaik fayanslar
· Plaket fayanslar
· Bisküvi fayanslar

II-Yarı boşluklu seramikler

· Kaplama malzemesi
· Sıhhi tesisat malzemesi

III-Boşluksuz seramik malzemeler

A) Greler

· Karo ve Mozaik greler
· Sıhhi tesisat greler
· Kimyasal endüstrisi greler

B) Porselenler

· Sıhhi tesisat malzemesi
· Alçak ve yüksek gerilim izolatörleri
· Mutfak eşyası
· Mozaik porselenler
· Özel porselenler
· Bisküvi porselenler

I-BOŞLUKLU SERAMİK MALZEMELER: Boşluklu seramikler, kullanılan kilin çalışma derecesinden daha düşük bir ısı derecesinde pişirildiklerinden boşluklu bir bünyeye sahiptirler. Bu nedenle ısı geçirme, su emme, setlik ve görünüş yönlerinden, ayrıca, ateşe dayanıklı olanları yüksek ısıya dayanıklılık yönünden diğer seramik malzemelerden önemli farklılıklar gösterirler. Bunlar,

· Boşluklu olduklarından ısı geçirme kabiliyetleri diğer seramiklere göre daha azdır. Diğer bir değişle ısı tutucuları daha yüksektir.

· Su emmeleri, ancak bir sır tabakası ile örtüldükleri zaman önlenebilir. Sırlanmamış olanları veya sırlanmış olanları sırsız yüzleri dile değdirildiğinde, dildeki ıslaklığı emerek dile yapışırlar ve boşluklu oldukları bu yolla anlaşılır.

· Sertlikleri azdır. Bir çelik parçasıyla çizilebilirler. Bazılarında (Karo-fayans) çelikle çizme halinde derinliği olan bir çizgi meydana gelir.

· Görünüşleri pürüzlü ve toprağımsı bir görünüme sahiptirler.

II-YARI BOŞLUKLU SERAMİK MALZEMELER: Yarı boşluklu seramik malzemeler özellikleri yönünden boşluklu seramiklerle boşluksuz seramikler arasında yer alır.

· Boşluklu olanların aksine çelik�le çizilmezler, bir miktar dile yapışma özelliği gösterirler.

· Pratikte su geçirmez olarak kabul edilirler. Boşluk oranları % 3-4 dolayındadır.

· Beyaz, renkli veya opak görünümde olabilirler.

III-BOŞLUKSUZ SERAMİK MALZEMELER: Boşluksuz seramikler, kullanılan kilin camlaşma derecesinde pişirilmiş olduklarından camsı bir bünye yapısına sahiptirler. Bu nedenle ısı geçirme dirençleri düşük, su emmeleri pratik olarak % 0 sertlikleri çelikten fazla ısıya dayanıklılıkları boşluklu seramiklerden (ateşe dayanıklı olanlar hariç)fazladır.

· Bünyesinde boşluk olmadığından ısı depo etme kabiliyetleri zayıftır. Dolayısıyla bu nedenle kullanılmamalıdırlar

· Boşluksuz olduklarından su emmezler. Bu nedenle, ancak dekoratif amaçlarla sırlanırlar. Boşluklu olmadıklarından dile değdirildiği zaman dile yapışmazlar. Buradan boşluksuz oldukları anlaşılır.

· Sertlileri fazladır. Bir çelik parçasıyla çizilmeye çalışıldığında çizilmezler. Üzerinde meydana gelen iz çeliğin aşınması ile bıraktığı izdir. Bu nedenle dikkatli olunması gerekir. Mohs sertlikleri 9 civarındadır.

· Özellikle kırık yerlerin görünüşü camsı bir görünüştedir.

· Özgül ağırlıkları ve birim ağırlıkları diğer seramik türlerinden yüksektir.

SERAMİKLERİN GRUPLANDIRILMASI

1. Geleneksel Seramikler

Kil, kaolen ve feldispat gibi minerallerin yüksek sıcaklıklarda pişirilmesi ile elde edilirler. Bileşimlerinde değişik türde silikatlar, alümünatlar ve bunların yanında bir miktar metal oksitler bulunur. Cam, tuğla, kiremit, aşındırıcı tozlar, porselen, taş ve refrakterlerdir.

2. İleri Teknoloji Seramikler

Bu seramikler oksitler, karbürler ve nitrürlerden oluşmaktadır.Yüksek mukavemet, rijitlik ve sertlik, aşınmaya kimyasal etkilere ve yüksek sıcaklığa dayanıklılık, boyutlarda kararlılık gibi üstün özellikleri sebebiyle uçak ve uzay endüstrisinde önemli ölçüde kullanılmaktadırlar.

SERAMİK TÜRLERİ: Endüstride geniş kullanım alanı sahip seramikler iki gruba ayrılabilir.

1-Camlar: Silikatlar ençok cam üretiminde kullanılırlar. Soda-kireç camı, (Pencere camı) kurşunlu cam, bor-silikat camı ve silis camı.

2- Pişmiş kil ürünleri: Tuğla,kiremit, porselen ve refrakter malzemeler.

SERAMİK MALZEMENİN ÜRETİMİ: Seramik malzeme üretiminde kilin seramik malzeme haline gelebilmesi için başlıca dört üretim aşamasından geçmesi gerekir. Bunlar,

· Hamurun hazırlanması
· Hamurun şekillendirilmesi
· Hamurun kurutulması
· Hamurun pişirilmesi�dir.

Bu aşamalardan herhangi birindeki bir hata, diğer aşamalardaki işlemler doğru olsa bile, elde edilecek seramik malzemenin niteliğini bozacaktır.

· Hamurun hazırlanma safhası, kilin değişik vasıtalarla yataktan veya ocaktan çıkarılmasını, çürütme havuzunda dinlendirilmesini, gerekli maddeler karıştırılmasını, parçalanıp öğütülmesini, inceltilmesini ve gereken miktarda rutubetlendirilmesini kapsar.

· Şekillendirme safhasında, kil, ilerde görülecek değişik yöntemlerle, istenilen malzeme biçiminde şekillendirilir.

· Kurutma safhası, kil içine katılan ve şekillendirme için gerekli suyun ısı yardımı ile buharlaştırılması amacıyla uygulanır. Böylece, çiğ malzeme pişirilmeye uygun bir niteliğe kavuşur.

· Pişirme safhası ise seramik malzemeye esas niteliği kazandıran sonuncu üretim safhasıdır. Bu dört üretim işlemi sonunda, kil, sert, deforme olmayan ve belirli mekanik, fiziksel ve kimyasal niteliklere sahip malzeme haline gelir.

SERAMİK SIRLARI: Sır, seramik malzemenin ya doğrudan doğruya yüksek sıcaklıkta kendisinin camlaşması veya seramik malzeme üzerine sürülen metal oksitlerin seramik malzemenin pişme derecesinden daha düşük bir sıcaklıkta camlaşması suretiyle meydana gelen ve seramik malzemeye belirli yeni özellikler kazandıran bir tabakadır. Sırların ilkel maddesi olarak genellikle metal oksitler kullanılır. SiO2, Al2O3, CaO, Na2O, SnO gibi.

Seramik malzemeler şu amaçla sırlanır:

· Su geçiren bir seramik malzemeyi su geçirmez hale getirmek.
· Boşluklu veya boşluksuz bir seramik malzemeyi renklendirmek ve iyi bir görünüş kazandırmak için ,
· Seramik malzemeyi kir tutmaz ve kolay temizlenir hale getirmek için,

Boşluksuz seramik su geçirmediği için bunların sırlanmaları özellikle son iki amaçla yapılır. Bunun ötesinde, döşeme kaplaması olarak kullanılacak seramik malzemenin ister boşluklu ister boşluksuz olsun, sırlanmaları;

· Sırın aşınma dayanımı zayıf olduğundan
· Sır, yürüme emniyetini azalttığından doğru değildir.

SERAMİK MALZEMELERİN ÖZELLİKLERİ

a) FİZİKSEL ÖZELLİKLER:

Geometrik özellikler: Bu özellik, yapı malzemesi olarak üretilen seramik malzemelerin boyutları ve bu boyutlardaki tolerans değerleri ile ilgilidir. T.S 202�ye göre normal karo fayansların boyutları 150x150x5,5 mm olacaktır. Uzunluk ve genişlikteki tolerans ± % 1 kalınlıktaki tolerans ± % 10 olmalıdır.

Birim ağırlık: Birim ağırlık, 105º C ısıdaki etüvde sabit ağırlığa kadar kurutulmuş bir seramik malzemenin ağırlığının, geometrik yol ile bulunan dış hacmine bölünmesi ile elde edilir. Bu değerlerin hesaplanmasında, delikli olan seramik malzemelerin delik hacimlerinin dış hacimden düşülerek hareket edilmelidir. TS 705�e göre fabrika tuğlaları imal metotları yönünden Sinterleşmemiş tuğlalar ve Klinker tuğlaları olarak iki sınıfa ayrılmaktadır.

Sinterleşmemiş tuğlalar; Dolu, düşey delikli ve yatay delikli olarak üç alt sınıfa;

Klinker tuğlaları ise iki sınıfa ayrılır.

Hacim ağırlık:Hacim ağırlığı, 105º C ısıdaki etüvde sabit ağırlığa kadar kurutulmuş malzemenin ağırlığının, malzemenin geometrik yolla bulunmuş hacmine bölünmesi ile bulunur. Aynı hamurdan yapılmış seramik malzemeler içinde delikli olanların hacim ağırlığı dolu oranından küçüktür. TS 704�e göre harman tuğlalarında en büyük ortalama hacim ağırlığı , dolu harman tuğlaları için 1,80 kg/dm3 düşey delikli harman tuğlaları için 1,40 kg/dm3olmalıdır. Dolu tuğlalar için 1,80 kg/dm3 Düşey delikli tuğlalardan Seyrek delikli tuğlalar için 1,40 kg/dm3 Az delikli tuğlalar için 1,20 kg/dm3 Çok delikli tuğlalar için 1,00 kg/dm3 Yatay delikli tuğlalar için 050-0,80 kg/dm3 Klinker tuğlalar için 1,80 kg/dm3 Su emme: Su emme özelliği, seramik malzemeler içinde boşluklu olanlar için önem kazanır.Bunların içinde tuğlalar ve kiremitler için bu özellik daha önem kazanır. Su emme oranı seramik malzemenin kullanılma amacını belirleyen bir büyüklüktür. Bu büyüklük malzemenin ne oranda boşluklu oranda olduğunu gösterdiği için aranan fonksiyonu karşılayabilecek bir büyüklükte olmalıdır.

Özgül su emme: Bir dakika sürede 1 dm2 alanda kapiler olarak emilen su miktarının gr olarak değeridir. Özellikle tuğla duvarlarda harcın suyunu emerek hidratasyon olayını sınırlamaması için tuğlaların özgül su emme değerinin 12-15 gr/dm2 olması istenir.

Dona dayanıklılık: TS dona dayanıklılık özelliği fayanslar, kiremitler ve fabrika tuğlaları için aranan özelliktir.TS 202�ye göre dona dayanıklılık aranan fayanslar 25 kez uygulanan dondurma ve çözme işlemi sonucunda çatlama, kopma ve parçalanma görülmemesi gerekmektedir.TS 562�ye göre dona dayanıklılık deneylerinin bitiminden en az 24 saat sonra göz ile muayenede hiçbir kiremitte, kullanma sırasında zararlı olabilecek çatlak, kopma, pullanma ve dağılma gibi hasar görülmemelidir. Bir köşesinden tutarak tutularak bir demir parçası ile kiremide vurulması halinde tannan bir ses vermelidir.Dona dayanıklılık deneyi görmüş kiremitler üzerinde yapılacak eğilme deneyi sonunda kırılma yükü değerinin hiç birisi 90 kgf�ten, ortalarında ise 150 kgf�ten, az olmamalıdır.

Isı iletkenliği: Seramik malzemelerin ısı iletkenliği, diğer malzemeler için olduğu gibi hacim ağırlıklarının azalması ile küçülür. Bu nedenle, boşluklu seramik malzemelerin ısı iletkenliği boşluksuz seramiklerinden daha küçüktür. Malzemenin boşluklu olmasının yanı sıra, delikli olarak yapılması ısı iletkenliği küçüleceği gibi, deliklerin şaşırma olarak düzenlenmesi de ısı akısının yolunu uzatacağı için ısı iletkenliğini küçültür.

Isı genleşme katsayısı (ısıl genleşme): Her madde ısınması sonucu genleşir, yani hacmi büyür. �Genleşme; ısı enerjisinin, maddenin atomlarına denge durumları etrafında titreşim yaptırmasından doğar. Birbirinden uzaklaşan atomlar cismin hacminin artmasına sebep olurlar�.Isı genleşme katsayısı, birim uzunluktaki bir cismin, sıcaklığının 1º C arttırılması halinde yaptığı uzama miktarıdır.TS 202�ye göre karo fayansların ısı genleşme katsayısı 5x10-6 � 9x10-6 arasında olmalıdır.

Rengin ışığa dayanımı:Bilindiği gibi, güneş ışıları zamanla bir çok yapı malzemesinin rengini giderir. Bu nedenle, özellikle bitirim malzemelerinde (cephe kaplaması, döşeme kaplamaları), malzeme rengini zamanla güneş ışınlarından dolayı solması, bozulması beklenir.

Seramik malzemeler, genellikle metal oksitlerle renklendirilmiş olduklarından (örneğin; pişmiş toprak kilde doğal olarak demir oksit bulunur) güneş ışınlarına karşı iyi bir dayanın gösterirler.

b) KİMYASAL ÖZELLİKLERİ

Seramik malzemelerin yapıda kullanılmaları ile ilgili olarak karşılaşabilecekler bazı belirgin kimyasal olaylar ve etkenler vardır. Bunlar:

1) Çiçeklenme ( Effloresans) olayı
2) Seramik Malzemede Kireç ve Manyezi Bulunması
3) Seramik Malzemenin Asit,Alkali ve Deterjanlara Dayanıklılığı

1-Çiçeklenme Olayı: Çiçeklenme boşluklu seramiklerde�genellikle pişmiş toprak malzemede görülen bir kimyasal olaydır. Çiçeklenme harçta ve pişmiş toprak malzemede bulunan, suda eriyebilen nitelikteki tuzların malzemedeki kılcal boşluklardan hareket ederek yüzeye çıkmaları ve burada suyun buharlaşması sonucu birikmesi olayıdır.

Çiçeklenmeye Sebep Olan Suda Eriyebilen Nitelikteki Tuzların Başlıcaları Şunlardır:

a) Sülfatlar: Na2SO4(Glamber tuzu), CaSO4.2H2O
b) Klorürler, Nitratlar, Karbonatlar
c) Diğer tuzlar: Vanadyum, Manganez, Demir, Molipden ve Krom tuzları

Çiçeklenme, genellikle bir tuğla duvarda önemli bir bozulamaya sebep olmamakla birlikte, sıvalı ya da sıvasız olsun, duvarın görevini bozar. Örneğin iyi pişmemiş tuğlaların yüzeyinde tozlanmaya veya yapraklanma(pullanma) şeklinde dökülür.

Çiçeklenmeyi Doğuran Olaylar: Çiçeklenme değişik olaylar sonucu meydana gelebilir.

· Malzemenin yanlış depolanması.

· Pişmiş toprak malzemenin uygulamasında kullanılan harçtaki bağlayıcı maddede bulunan serbest kireç, pişmiş toprak malzemede bulunan Na2SO4 ile birleşerek CaSO4, 2H2O meydana getirir. Bu da çiçeklenmeye sebep olur.

· Linyit kömürü ile pişen tuğlalarda, dumanda bulunan kükürtlü gazlar tuğlada Na2SO4(glamber tuzu) meydana getirir.

Çiçeklenmenin Giderilmesi: Çiçeklenme, genellikle suyla yıkanmak ve fırçalanma suretiyle giderilebilir. Ancak, değişik kökenli çiçeklenmelerde çiçeklenmenin giderilmesinde de farklılıklar vardır.

· Tuğlaların veya pişmiş toprak malzemelerin daima kuru yerlere konulması ve depolanması gereklidir.

· Tuğlaların yüzeylerindeki döküntüler HCl asidi ile temizlenerek giderilebilir.

· Na2SO4 �den oluşan çiçeklenmeler su ile yıkanarak giderilir.

· Karbonatlara bağlı olan çiçeklenmeler asitlerle temizlenebilir.

Çiçeklenmelerin, duvarın yapımı sırasında önlenmesi amacı ile alınacak tedbirler:

a-Zemin sularına karşı duvarları su geçirmez hale getirmek.
b- Duvar ve kaplama malzemesini harç ile yerine yerleştirmeden evvel su ile tamamen doyacak derecede su içinde bırakmamak.
c- Yeni yapılmış yapı kısımlarını yağmura karşı korumak.
d- Letiyeli çimentoları kullanmamak.

2) Seramik Malzemede Kireç Ve Manyezi Bulunması:

Pişmiş toprak hamurunda bulunan CaCO3 ve MgCO3 kilin pişmesi sırasında CaO ve MgO�e dönüşür.

CaCO3-->CaO+CO2 (Dolomit) MgCO3-->MgO+CO2(Dolomit)

Bazı hallerde her ikisi beraber bulunur(dolomit). Pişmiş toprak içinde CaO veya MgO olarak bulunan kireç veya manyezi, su ya da nem ile karşılaştığı zaman HİDROKSİT haline dönüşür. Ve bir hacim artması meydana gelerek pişmiş toprak malzemeye zarar verir.

CaO+H2O-->Ca(OH)2 ve MgO+H2O-->Mg(OH)2

Meydana gelen hidroksit, büyüklüğüne ve pişmiş toprak malzeme içindeki yerine göre pişmiş toprağın kısmen veya tamamen parçalanmasına sebep olur. TS 562�ye göre oluklu kiremitler(Marsilya tipi kiremit) 2 saat kaynar suda bırakıldıktan sonra sudan çıkarılır ve deneye tabi tutulan 5 kiremit göz ve el ile ölçülmek suretiyle muayene edilir. Patlakların derinliği 1mm duyarlıklı ölçülür.

Yapılan bu muayeneler sonunda:

· Patlaklarının hiçbirinin derinliği 3mm�yi geçmemelidir.
· Patlakların kiremit yüzeyinde ölçülen en büyük çaplarının toplamı 12cm�den fazla olmamalıdır.
· Çatlak, kopma vb. gibi diğer hasarlar kiremitlerin kullanılması sırasında zararlı olabilecek derecede olmamalıdır.

c) MEKANİK ÖZELLİKLERİ

1- Seramikler sert ve gevrek malzemelerdir. Gevrek olmaları, İç yapı kusurları, çentikler, çizikler, mikro çatlaklar ve gerilme yığılmasına sebep olurlar. Çekme etkisinde kolay kırılırlar.

2- Basınç mukavemetleri yüksek, çekme mukavemetleri düşüktür.

3- Seramiklerde kayma direnci çok yüksektir ve kırılgandırlar. Aşındırıcı malzeme olarak geniş ölçüde kullanılırlar. Zımpara tozu çoğunlukla Al2O3 içerir.

d) ELEKTRİKSEL ÖZELLİKLER

Seramikler genellikle yalıtkan malzemelerdir. Elektriği iletmezler fakat elektrik alanına tepki gösterirler. Kondansatör üretiminde kullanılır. Kilden üretilen refrakter malzemeler yüksek sıcaklığa dayanıklıdır. Ve iyi yalıtım sağlarlar. Bunun için yüksek oranda silis, alüminat ve magnezyum oksit içeren killer kullanılır. Alüminat oranı arttıkça ateşe dayanıklılık artar. Asidik ateş tuğlalarında ana bileşen silis, bazik ateş tuğlalarında magnezyum oksittir.

SERAMİK YAPI MALZEMELERİ VE YAPIDA KULLANIMLARI

Kiremit,tuğla,çini,fayans ve seramik ürünlerinin tamamı kilin pişirilmesiyle elde edilmektedir. Killer ne kadar saf olursa ateşe ve kimyasal etkilere o kadar iyi direnç gösterirler.

Saf kilden yapılan boşluklu beyaz renkli seramik malzemeye FAYANS adı verilir. Fayansın geçirimsiz olmasını sağlamak için bir sır tabakası ile kaplanması gerekir. İlk pişirmeden sonra sır maddesi sürülerek ikinci pişirme işlemi sonucu fayans elde edilir.

En iyi yağ alıcı madde, kuvartz taneleri ve silis kumlarıdır. Eritici malzemeler (feldispat)ile yağ alıcı maddelerin (Kalker)karışımına da PORSELEN adı verilir.

I-Seramik Duvar Malzemeleri Ve Yapıda Kullanım Yerleri

Delikli tuğlanın yapıda kullanılması ile sağladığı avantajlar şunlardır. Tuğlanın delikli olması yapının ağırlığını azaltmakta ve buna bağlı olarak bir çok fayda sağlamaktadır.Duvarın delikli tuğla ile yapılması yapının toplam ısı kaybını azaltmaktadır. Böylece tesis ve işletme masrafları azalmaktadır.Düşey delikli tuğla kullanılması halinde kullanılan harç tuğlaların deliklerine girdiği için duvarın yatay kuvvetlere karşı dayanımı artmaktadır.Tuğlanın delikli olması ağırlığını azalttığında tuğla büyük ebatta yapılabilmektedir.Tuğlanın delikli olması kullanılan harcın rutubet köprüsü olmasını da büyük ölçüde engellemektedir. 1-Taşıyıcı Duvar Malzemeleri: Taşıyıcı duvar malzemesi yığma yapı sisteminde kullanılabilen seramik yapı malzemesidir.Bu sistemde kullanılan normal tuğlalar ve yığma blok tuğlalardır.

a) Normal Tuğlalar :Boyut yönünden; kalınlığı 5,0-7,0 cm genişliği 9,5-11,5 cm ve uzunluğu 19,5-23,0 cm sınırları arasında değişen tuğlalardır. Harman tuğlası ve fabrika tuğlası olarak 2 şekilde incelenir.

· Harman Tuğlası: Harman tuğlası üretimi ilkel yöntemlere dayalı bir tuğla olması nedeniyle mekanik nitelikleri düşük bir tuğladır.Basınç dayanımı bakımından şartnamelerde öngörülen değerlerin altında kalmaktadır.

· Fabrika Tuğlaları: Taşıyıcı nitelikteki fabrika tuğlaları normal dolu tuğla, normal delikli düşey tuğla ve prese tuğlalardır.

Normal tuğlalar dolu olarak üretildiği gibi, yatay veya düşey delikli olarak da üretilirler.

Delikli tuğlalar üretimlerindeki kolaylık ve rasyonellik nedeniyle de dolu tuğlalara nazaran önemli bir üstünlük sağlar. Delikli olmaları kurutulmalarını ve pişirilmesini sağlar, böylece dayanımı artırır.

Prese tuğlalar ise, normal dolu tuğla hamuru halinde şekillendirilen çiğ, kil hamurunun bir miktar kurutularak, preslenecek bir kıvama gelmesinden sonra preslenmesi ile elde edilir.

b) Yığma Blok tuğlaları: Kılıcına durumdaki normal tuğlanın çift sayıda ve derz payları hariç tutulmak suretiyle yan yana gelmesinden blok tuğla meydana gelir. Bu şekilde iki normal tuğlanın yan yana gelmesi dörtlü blok oluşur.

Yığma blok tuğlalar delikleri daima düşey olacak şekilde üretiriler ve bu şekilde kullanılırlar. Böylece yığma blok tuğlanın bütün net kesiti almış olur.

2-Taşıyıcı Olmayan Duvar Malzemeleri

Taşıyıcı olmayan duvar malzemesi karkas (iskelet) yapı sisteminde kullanılabilen ve sadece kendi yüklerini taşıyan seramik yapı malzemesidir. Normal Tuğlalar (Yatay Delikli)Karkas Blok TuğlalarKesikli Harç Tabakası Sağlayan Blok TuğlalarSıvanmayan Blok Cephe Tuğlası II- Seramik Döşeme Malzemeleri Ve Yapıda Kullanım Yerleri

Seramik döşeme malzemesi: Seramik malzemenin taşıyıcı strüktürü doğrudan doğruya kendisinin, betonun ve çeliğin meydana getirmesi veya beton ve çelikten meydana gelen taşıyıcı strüktür içinde sadece dolgu malzemesi niteliğinde oluşuna göre iki kısma ayrılır;

· Taşıyıcı nitelikteki taşıyıcı döşeme malzemesi,
· Taşıyıcı olmayan döşeme malzemesi

Taşıyıcı malzeme ile yapılan döşemelere, taşıyıcı seramik döşemler, taşıyıcı olmayan döşeme malzemesi ile yapılanlara da asmolen döşemeler denir.

III- Seramik Kaplama Malzemeleri Ve Yapıda Kullanılmaları

Seramik kaplama malzemesi, düşey veya eğik yüzeylere harç vb. yapıştırıcı malzeme ile tespit edilen bir bitirici malzemedir. Niteliği kullanılacağı yere göre değişir. Seramik malzeme ile kaplanacak duvar, döşeme vb.yüzeyler rijit yüzeyler olması gerekir. Elastik ve hareketli yüzeyler rijit kaplama malzemesinin kaplanması için uygun yüzeyler değildirler. Bu nedenle kaplanacak yüzeylerin beton, taş, tuğla, harç vb. gibi kargir malzeme niteliğinde olması gerekir.

Seramik kaplama malzemesi genel olarak iki türe ayrılır

1- Döşeme kaplama malzemesi
2- Duvar kaplama malzemesi

1- Döşeme kaplama malzemeleri Seramik döşeme kaplama malzemesi yatay veya az eğimli satıhlara bitirme malzemesi olarak kaplanan yapı malzemesidir. Hem boşluklu hem de boşluksuz olarak üretilen bu kaplamalar değişik biçim ve boyutta olmak üzere Döşeme tuğlalarıPişmiş toprak karolarGre ve yarı-gre karolarMozaik greler vb. diğer döşeme kaplamalarıdır. Döşeme kaplamalarının yürüme emniyeti yönünden kaygan yüzlü olmaları gereklidir.

Gre ve yarı-gre türünden olan seramik döşeme kaplamaları bünye yapıları nedeniyle suyu ve rutubeti geçirmezler.

Seramik döşeme kaplamalarında üzerinde önemle durulması gereken konulardan birisi de kaplamanın harç ile aderansıdır. Boşluklu bünye yapısındaki seramiklerin çimento harcı ile aderansı kuvvetlidir. Boşluksuz bünye yapısında olan seramiklerin çimento harcı ile aderansı zayıftır. Bunu önlemek için kaplama malzemesinin harca gelecek olan yüzlerinde çeşitli şekillerde girinti ve çıkıntılar yapılır. Böylece harca yapışması sağlanmış olur.

Döşeme tuğlaları:En yaygın olanları prese tuğlalarıdır. Bu tür kaplama malzemesi genellikle çimento harcı ile rijit bir döşeme üzerine tespit edilirler. Tuğlalar arasındaki derzler çimento dozajı daha yüksek olan bir harç ile doldurulur.

Prese tuğlaları ile yapılmış döşeme kaplamaları, prese tuğlalarının boşluklu olması nedeni ile bir yürüme emniyeti sağlarlar. Bu yönden boşluklu seramik döşeme kaplamaları daha uygundur. Aşınma açısından ise daha az dayanıma sahiptir.

Pişmiş Toprak Karolar:Pişmiş toprak karolar genellikle 20x20 cm boyutunda olmak üzere üretilirler. Derzler çimento şerbeti ile doldurulması gereklidir.

Pişmiş toprak döşeme karolarının hamurları iri taneler bulunmayacak derecede iyice inceltilmelidir. Aksi halde bu taneler karo yüzünde şekillendirme sırasında boşluklara yol açarlar. Pişmiş toprak karolar daha çok mutfak, hol, antre, koridor gibi yerlerde kullanılırlar.

Gre ve yarı-gre karolar: Gre karolar 10x10, 15x15, 10x15 cm boyutlarında üretilirler. Kalınlıkları küçük karolarda 7-10 mm, büyük karolarda ise12-15 mm arasında değişmektedir. Bu karolar gre hamurundan preslenmek suretiyle şekillendirilirler.

Şekillendirme sırasında gre hamurunun içindeki su miktarı % 5 civarındadır. Hamurun preslenmesi için yaklaşık olarak 300-3500 kg/cm2 bir basınç uygulanır.

Yarı-gre döşeme kaplamaları boyut yönünden gre karoların bulunduğu boyutlarda bulunmakla birlikte başka boyutlarda da üretilmektedir. Boyuttan ötede aralarındaki önemli fark, yarı grelerin az miktarda boşluk ihtiva etmeleridir.

Mozaik Greler: Diğer grelerden ayıran yönleri sadece mozaik tekniğinde uygulanmalarından ileri gelmektedir. En çok rastlanan boyutları 20x20 ve 40x40 mm olanlarıdır. Ancak 50 mm�den büyük olanlara mozaik gre olarak adlandırmak doğru değildir. Kalınlıkları 5-6 mm arasında değişmektedir. Uygulanması diğer plakların uygulanmasından farklıdır.

2-Duvar kaplama malzemeleri ve kullanımları: Duvar kaplama malzemesi, düşey veya düşeye yakın eğimdeki duvar ve eğimli yüzeylere kaplanan bitirme malzemesidir.Boşluklu, boşluksuz veya yarı boşluklu seramik malzemeden üretilen bu malzeme ;

· Sırlı veya sırsız prese kaplama tuğlaları
· Pişmiş toprak plaket kaplamaları

1- Fayanslar
2- Çiniler
3- Yarı boşluklu plaket kaplamalar
4- Gre kaplamalar
5- Gre mozaik kaplamalar
6- Porselen mozaik kaplamalar gibi kaplama malzemeleridir.

İki yönden döşeme kaplamalarından ayrılır.

a) Duvar kaplamalarında gerek aşınma ve gerekse darbe etkisi açısından kaplama kalınlıkları döşeme kaplamalarınkine göre daha azdır.

b) Duvar kaplamaları aşınmaya maruz olmadığından sırlı olarak üretilebilir ve kullanılırlar.

Boşluklu seramik kaplama kullanılması halinde su buharının duvarı kat etmesi nedeniyle yoğunlaşma söz konusu olmayacaktır. Buna karşılık boşluksuz bir kaplama kullanılması halinde su buharının kat etmemesi nedeniyle önemli problemler meydana gelmektedir.

Karo Fayans Kaplamalar: Özellikle duvar ve tezgah kaplaması olarak kullanılan karo fayansların bir yüzleri sırlıdır.Islak hacimlerde duvar kaplaması olarak kullanıldığı gibi ameliyathanelerde laboratuarlarda ve steril oda gibi hacimlerde özellikle kolay temizlenebilen kir tutmayan bir kaplama olarak kullanılır.

Sırlı Kaplama Tuğlaları: Prese kaplama tuğlaları veya düşey delkli kaplama tuğlaları sırsız olarak kullanılabilecekleri gibi sırlanarak ta kullanılabilirler.Sırlanmış yüzeyde harcın aderansı zayıf olacağı için tuğlanın dışta görülen kısmının sırlanması yeterlidir.Daha çok dekoratif amaçlı kullanılırlar.

Mozaik Duvar Kaplamaları: Mozaik kaplama deyimi küçük boyutlu kaplama malzemesinin kaplama işlemini ifade eder.Diğer bir deyişle bir kaplama tekniğinin adıdır bir yüzlerinden kağıda veya plastik bir örgüye yapıştırılmış çok sayıda mozaik kaplamanın bir arda kaplanması şeklinde uygulanmaktadır.

Akustik Duvar Kaplamaları :Belirli frekanstaki ses titreşimlerinin yutulmasını sağlamak üzere kaplama veya bölme malzemesi yüzüne açıkmış deliklerin cam yünü ile doldurulmasından meydana gelir. Sağladığı Faydalar,

1) Bu tür malzemeler büyük ses emicilik sağlar
2) İyi bir akustik izolasyon sağlar
3) Akustik bölme elemanı klasik duvar malzemesinden daha pahalı değildir
4) Camlaşma derecesinde pişirildiklerinden temizlenmeleri kolaydır.

BİTÜMLÜ MALZEMELER

Tanım: Polimerizasyon yolu ile zincir şeklinde,bağlı çok büyük moleküller meydana getirerek sertleşen maddelerdir. Bu büyük moleküller monomer adı verilen daha küçük moleküllerin lineer bağlarla veya hem lineer hem de yanal bağlarla bağlanması sonunda meydana gelir. Polimerizasyon olayı ısıtma, oksijen etkisinde bırakma veya vakum uygulayarak suyunu alma gibi yollarla yapılmaktadır. Zincir şeklindeki dev moleküllerin arasındaki çekim bitümlü malzemeler ve bağ kuvvetleri polimerlerin özelliklerini sağlar.Yanal bağları zayıf zincirlerden oluşan polimerler yumuşak, kuvvetli olanlar sert seramik malzemeler ve ısıya dayanıklı maddeleri meydana getirir. Molekülün ağırlığını, boyunu, yanal bağları istenildiği gibi ayarlayarak istenilen özellikte malzeme elde edilebilir. Üretim kimya endüstrisince yapılmaktadır. Karbon sülfürler de eriyen maddelere bitüm, bitümün doğal veya yapay mineral dolgu maddeleriyle karışımına asfalt denir.

Bitümlü maddeler siyah renkli doğal taşlar ve reçine karakterinde organik maddelerden meydana gelmiştir. Bu organik maddelerin molekülleri zincir şeklinde dizilmiş karbonlu hidrojen monometrelerden meydana gelmiştir. İrilerine asfaltenler, ufaklarına reçineler adı verilir. Bunlar asfaltik bir yağ içinde bulunurlar. Molekülleri bu şekilde dolayısıyla bitümlü maddelerin belirli bir ergime dereceleri yoktur. Isıtıldıkları zaman katı halden sıvı hale geçiş yavaş cam malzemeler ve yumuşama yoluyla olur. Katı haldede belirli bir plastikliğe sahiptirler. Üzerlerine sürüldükleri katı cismin yüzeyine yapışırlar. Suya dayanıklı,su geçirmeyen asit sistre makinenizi kontrol etmenin yolları ve tuzlarla reaksiyon yapmayan, atıl dış cephe boya problemleri ve izolasyon özelliği yüksek maddelerdir.

Bitümlü maddeler elde ediliş şekillerine göre 4 gruba ayrılır:

· Tabii,doğal asfaltlar
· Kaya asfaltları
· Petrol asfaltları
· Katranlar

Asfalt

Asfalt veya işlenmiş haliyle asfalt çimentosu doğada bulunabileceği gibi büyük çoğunlukla petrol rafine işleminin bir yan ürünü olarak elde edilir. Asfaltın kimyasal yapısı hidrokarbonların kompleks bir karışımıdır. Ancak içinde yaklaşık oranlarda şu elementler bulunur.

C........................%70-85
H........................%7-12
N........................%0-1
S.........................%1-7
O........................%0-5
serki.com
C/H oranı asfaltın davranış prefabrike beton cephe panellerinin birleşim yerlerinde (derzlerde) kullanılan geçirimsizlik-dolgu malzemeleri ve uygulama ilkeleri ve özelliklerini büyük ölçüde etkiler. Bu oran düştükçe asfaltın moleküler ağırlığı ahşap evler, ahşap malzeme evler ve viskozitesi de düşer. Kolloidal bir yapıda bulunan asfaltın yapısal elemanlarının şekilde görüldüğü gibi aşağıdaki öğelerden oluştuğu varsayılır.

Asfaltinler-C/H oranları 0.8 den büyük, siyah, sert, geniş, yüksek moleküler ağırlıklı, viskoz hidrokarbon molekülleri.

Rezinler- C/H oranları 0.4-0.8 arasında değişen, orta moleküler ağırlık istinad yapıları ve orta viskozitesi olan hidrokarbon molekülleri.

Yağlar-C/H oranları 0.4 den küçük en hafif moleküler ağırlıkta, en açık renkte ahşap yapıların depreme dayanıklılığı ve en az viskoz hidrokarbon molekülleri.



Doğal asfalt

Göl asfaltları- bu tip asfalt göllerinin en büyüklerine venezuella (Bermudez), Trinidad (Tobago) da rastlanmıştır. Kaynaklarda ince kum, ahşap kapılar ve bitümden oluşan malzemede yaklaşık %39 oranında bitüm vardır. Bu haliyle hazır karayolu kaplama malzemesi olarak doğrudan kullanılabilir. Bunların dışında bazı çukurlarda, oyuklarda birikintiler halinde asfaltlara rastlanırsa da bu kaynaklardan ekonomik olarak yararlanılamaz.

Kum asfaltları-Bu tip asfaltlar kumların içinde karışık olarak bulunur. En önemlileri Kanada (Alberta), Amerika (Gilsonite) da bulunur. Kum asfaltlarına yurdumuzda da Antalya yöresinde rastlanmaktadır. Ancak önemli bir ekonomik değeri yoktur.

Kaya asfaltları-Bu tip asfaltlar kaya yarıklarında damarlar halinde bulunur. Asfaltit adı verilen bu tür kayalara bir çok yerde rastlamak mümkündür. Amerika Kentuck�de en önemli kaynaklardan biri bulunmaktadır. Bu tip kayalar parçalanarak uygun yol malzemesi haline dönüşebilir.

Asfaltitler petrolün metamorfizması ile oluşmuş doğal asfalt benzeri maddelerdir. Güneydoğu Anadolu�da 20 değişik yerde tahmini 36 milyon rezervi olduğu sanılmaktadır. En önemlisi Şırnak�ta bulunanıdır. Bölgede asfaltitten ısıtmada yararlanılmaktadır.

Petrol asfaltı

Doğada üç tip asfalt bulunur.

Asfalt bazlı ham petrol
Prafin bazlı ham petrol
Karışık ( Asfalt-Parafin) bazlı ham petrol

Asfalt ham petrolün cinsine göre değişen ayırıcılı damıtma işleminden elde edilir. En kolay şekilde asfalt, asfalt bazlı ham petrolden basit bir damıtma işlemi sonucu elde edilir. Karışık bazlı ham petrolden elde edebilmek biraz daha karışık yöntemler gerektirir. Parafin bazlılardan da damıtma işlemi olduğundan bu işlem sonucu asfaltın kimyasal yapısı değişir.

Petrol asfaltının elde edilişi

Yer kabuğundan çıkarılan ham petrol, içinde bulunan tuzlu suyun ayrılması amacıyla depolanır. Depolanan petrol belirli bekleme süresinden sonra genellikle boru hatları ile rafinelere pompalanır. Rafineride petrol, cinsine uygun bir rafine işlemine tabi tutulur. Bu işlem bir ayırıcılı damıtma işlemidir. Rafineride ısıtılan petrol belirli sıcaklıklarda Tabloda görülen değişik ürünlere ayrılır. Damıtma işlemi artıklarından asfalt elde edilir.

Damıtmadan çıkan ham asfalt artıklarının üzerinden hava üflemek yöntemiyle ısıyı az geçiren, izolasyon işleri için tercih edilen okside (Air-blown) asfaltlar elde edilir. Ancak bu tür asfaltların hidrojenizasyon işlemi sonucu C/H oranı yükseldiğinden düktiliteleri azalır. Asfaltları ısıtarak, buhar ahşap pencereler ve vakum işlemleri uygulayarak asfalt çimentoları elde edilir. AC ile simgelenen asfalt çimentosu birinci kalite yolların yapımında sıcak karışım olarak kullanılır. Daha düşük kaliteli yolların yapımında halı seçiminde dikkat edilecek konular ve özellikle üst kaplama işlerinde asfaltın diğer petrol ürünleri karışımından oluşan sıvı asfaltlar kullanılır.

Sıvı Asfaltlar

Katbek asfaltları (CUT BACK ASP HALTS)

Bu tip asfaltlar, asfalt çimentosunun diğer petrol ürünleri ile karıştırılması ile elde edilir. Yakın zamana kadar ekonomik olması inşaatlarda kullanılan boya çeşitleri nelerdir ? ve yüksek işlem ısısı gerektirmediğinden, katbekler çok sık kullanılmaktaydı. Ancak bu gün için petrol ürünlerinin çok pahalanması tuğlalar ve çevre kirliliğine yol açması nedeniyle kullanımı gün geçtikçe azalmaktadır.

Bu tür asfaltlar sıvı halinde yola dökülür beton ve betonarme kalıpları ve çözgen olarak kullanılan maddelerin belirli sıcaklıkta uçmasıyla kür olup sertleşirler. Kür hızına bağlı olarak üç tip katbek asfalt vardır.

Normal sıcaklıkta yarı katı haldedir. 120-175 santigrad dereceye kadar ısıtıldığında distiribitörler yardımıyla fışkırtılabilecek kadar sıvı hale, soğuduğunda yine katı hale gelir. Yarı katı halde bulunan asfalt çimento, ham petrolden elde edilen yağlar ile karıştırıldığında incelir bağlamalar ve sıvı hale geçer. Böylece elde edilen asfaltlara da katbek asfalt denir.

Çabuk Kuruyan Katbek Asfaltı: Asfalt çimentonun neft lambri montajı ve benzinle karışımıdır.

Orta Derecede Kuruyan Katbek Asfaltı: Asfalt çimentonun gaz yağıyla karışımından elde edilir.

Yavaş Kuruyan Katbek Asfaltı: Asfalt çimentonun gaz yağıyla karışımından elde edilir.

ASFALT DENEYLERİ

Asfaltın penetrasyon, viskozite, yumuşamanoktası, düktilite, eriyebilirlik, ısıya dayanıklılık prefabrike çelik uzay kafes sistemler ve uygulamada karşılaşılan sorunlar ve alev alma noktasının saptanması gibi özel deneyleri vardır. Ancak özellikle asfalt malzemesini sınıflandırmaya yarayan penetrasyon deneyinden söz etmekte yarar vardır.

Penetrasyon deneyi bitümlü malzemenin belirli koşullardaki sertliğini (kıvamını) saptar. Deney bulguları asfalt çimentolarını sınıflandırır. Bu deney Şekilde görüldüğü gibi standart iğnenin, belirli yük, zaman fore kazık - jet groutlu bir iksa uygulaması ve ısıda, bitümlü malzeme içine batma miktarının ölçülmesi ile yapılır. Bu deneyde kullanılan standart yük 100 gr. Zaman 5 sn. ve sıcaklık derecesi 25 santigrad derecedir.



AC asfaltları batma miktarına göre AC 40-50, AC 60-70, AC 120-150, AC 200-300 diye sınıflandırılır. Düşük penetrasyon dereceli olanlar sıcak iklimlerde kullanılır.

Yol katranları (Road Tars)

Petrol ürünlerinin yaygın kullanımı başlamadan önce en çok kullanılan bitümlü malzeme, kömür ürünü olan katran (zift) idi.

Katran kömür artıklarının doğrudan damıtma işlemi sonucu elde edilir. Genelde iki yöntem kullanılır:

Kok fırını yöntemi:
Belirli bir miktar (on tonun üzerinde ) bitümlü kömür 1370 santigrad derecenin üzeride fırında ısıtılır.ham katran bu ısıtma işleminin uçucu ürünüdür. Artık malzeme ise kok kömürüdür. Buharlar fırından çıkarken sıvı hale kondanse edilip, ham katran elde edilir. Ham katran belirli bir kimyasal işlemler sonucu yol katranına dönüştürülür.

Su-gaz işlemi:
Bu yöntemde katran , ısıtma amacıyla gaz üretme işleminin bir yan ürünü olarak elde edilir.

Katranlar asfalttan daha daha yumuşak olup, RT1-RT12 arasında sertliğe göre sınıflandırılır. Örneğin RT12 yaklaşık AC-200 ün kıvamındadır. En hafif kıvamda olan RT1 toz-örtü işlemlerinde, orta sertlikte olanlar yüzey kaplama işlerinde, sert olanları, örneğin RT10-11-12 katran betonu olarak, sıcak işlemlerde yüzey kaplaması ve tamir işlerinde kullanılırlar.

Yol katranları asfaltlara benzer şekilde özellikle RT10-11-12 damıtma işleminden elde edilmiş, hafif ve orta yoğunlukta yağlarla katbek yapılabilir. Bu tür katbek katranlar yüksek sıcaklıklarda kullanılabilir.

Asfaltlar ve katranlar arasında görünüş ve bazı özellikler yönünden benzerlikler bulunmasına karşın yapı malzemesi olarak bazı farklılıkları vardır. Asfaltlar aynı penetrasyon veya viskozitesi olan katranlara oranlara daha dayanıklıdır.

Çünkü katranların dağıtıcı fazını oluşturan hafif yağların stabilitesi az olduğundan zamanla yüzeysel tabakalarda plastik özellik kohezyon zayıflamaktadır. Buna karşılık katranlar asfaltlara kıyasla kimyasal etkilere daha dayanıklıdır. Ancak sıcaklığa karşı daha duyarlı olup, yüksek sıcaklıklarda daha fazla şekil değiştirirler. Islak agregaya asfalta kıyasla daha iyi yapışırlar ve temizlenmeleri daha zordur.

BİTÜMLÜ MADDELERİN ÇESİTLERİ VE KULLANIM YERLERİ

ÇESİTLERİ

KARAKTERİ

KULLANIM ALANLARI

Okside asfalt

Katı dış etkilere dayanıklıdır

Tecrit ve sıcak bitüm işlerinde

Asfalt çimentosu

Katı veya yarı sıvı yapışkan

Yol ve su inşaatları,sıcak bitüm işleri

Asfalt eriyiği

Sıvı

Yol inşaatı kuru yüz.tecriti

Asfalt emülsiyonu

Sıvı

Yol inşaatı,nemli yüz.tecriti

Katran

Yarı sıvı veya sıvı

Yol inşaatı,tecrit işlerinde

Bitümlü mastik macun

Yarı sıvı veya katı

Derz tıkamada

Bitümlü mukavva

2 yüzü bütümlü kaplı mukavva

Çatı örtüsünde

HİDROKARBONLU BAĞLAYICI

Yapının çeşitli yerlerini izole etmek amacıyla kullanılan maddelerin en önemlileri kireç ve çimento gibi bağlayıcı olan hidrokarbonlu bağlayıcılar adıyla bilinen izole işleri yanında, dilatasyon derzlerinin doldurulmasında ve bazı maddeleri yapıştırmak için bağlayıcı olarak kullanlan, en önemli özellikleri su geçirmemek olan katran ve bitümdür.

KATRAN

Elde edildikleri ilkel maddeye veya üretim metoduna göre adlandırılır. Maden kömürü, kokfırını, su gazı katranı vb. asfalt eriyiklerine dayanmakla beraber koktukları,zehirli maddelerin bulunuşu ve asitlere dayanamadıklarından fazla yaygın olarak kullanılmamaktadırlar.

Normal sıcaklıkta koyu kıvamda siyah bir sıvıdırlar odun, turba, şist, huy gibi çeşitli maddelerden elde edilir. Elde ediliş şekline göre 4 gruba ayrılır

Hava gazı katranı
Kok fabrikası katranı
Yüksek fırın katranı
Maden kömürünün 600 C de damıtılmasıyla elde edilen katrandır

Bunlardan ilk üçü maden kömürünün 850-900 C de ısıtılmasıyla elde edilip,ağırlıgının %5'i kadardır. Katranın bileşiminde; maden kömürü yağları, serbest karbon, zift, fenol, naftalin ve su vardır.

KATRANLI KAĞIT

Bir veya iki tarafı katrana batırılmış kartonlardır. Katranlanmış yüzeylere ince kum serpilir. Her karton ağırlığının 1,8 katı kadar katran emmelidir. İyi bir katran kağıdı 3 cm. yüksekliğindeki suyu 72 saat tutabilmeli. 3 cm. çapındaki yuvarlak çubuk etrafında sarıldığında çatlamamalı.

Katranlı Kağıdın Kullanıldığı Yerler

· Yol kaplaması yapımında
· Köprü,iskele ve kayık gibi çürümesi istenmeyen ahşap izolasyonunda
· Pastan korunması gereken madeni elemanların izolasyonunda
· Kagir ile temas eden ahşap yapı elemanlarının izolasyonunda
· Su depoları,bent ve sıvaların geçirimsiz hale getirilmesinde
· Katranlı kağıt ve keçe yapılmasında kullanılır

BİTÜM

Karbonlu hidrojenler karışımı veya onların bileşimlerinden ibaret, siyah veya koyu renkli maddelerdir. Ham petrolden elde edilir. İçinde az miktarda kükürt,oksijen,azot ve hidrojen vardır.

DOĞAL ASFALT

Bitümlü doymuş kalkerlerdir. Kuyulardan ve göllerden çıkarılırlar. Kaya asfaltları ise;kum taşı veya kalker taşı gibi taşların, boşluklarına sızmış olarak bulunurlar. Yol yapımında kullanılırlar. İçinde %40 bitüm, %30 su, %30 bitkisel ve madensel maddeler vardır. Bu maddeler 160C ısıtılıp, suyu buhar haline getirilip fazla pislikler ayrılarak piyasa asfaltı elde edilir.

HAM PETROL ASFALTLARI

Rafinerilerde ham petrol distile edilirken yer alan degişme tamamen fiziksel olup çesitli bileşenlerin farklı sıcaklıklarda buharlaşarak petrolün benzin vb ayrılmasına dayanır.

ASFALT EMÜLSİYONU

Asfalt çimentoyla suyun yaklaşık olarak altı oranda karışımıdır. Asfalt zerrelerle su karışımı süspansiyon hale gelemez. Bunu sağlamak için içerisine emülsiyon unsur karıştırılır. Asfalt emülsiyonu soğuk olarak kullanılır.

ASFALT SAKIZI

Toz asfaltın eritilmiş gudronla karıştırılmasıyla elde edilir.

GUDRON: Petrolün arıtılması sonunda artan yağlı tortularla, doğal asfaltın kaynatılmasıyla elde edilir. Rengi koyu siyahtır.

BİTÜM EMÜLSYONU-EMÜLZER

Bundan önce belirtilen yalıtkanların tamamı sıcak olarak ve kuru havalarda kullanılan yalıtkanlar idi. %50 bitüm,%50 su ısıtılıp içine %1-2 emülsif konulup dakikada 2000-4000 devir yapan paletli karıştırıcılarda karıştırılarak elde edilen karışım, soğuduktan sonra kolloid halde suda kalır. Binanın temel, bodrum, mahsen, mutfak, banyo, wc, çatı, balkon vb. Elemanların izolasyonu ile su yolları ve sığınakların yüzeysel izolasyonunda kullanılır. Duvarları sıva ve sap harçlarına katılarak kullanıldıgı gibi çimentonun katılaşmasını hızlandırmada katranlı kağıt ruberoit ve benzeri; muşambaları yapıştırmada, beton üzerine parke yapıştırmada, beton üzerine parke döşeme kaplanmasında yapıştırıcı olarak kullanılır.

Emülzer CSP asitli, alkali ve sıcak sulara dayanıklı olduğundan toprak altı inşaatlarda, kanalizasyonlarda deniz suyuna karşı beton, ahsap ve demir elemanlarda kullanılır. Boya kıvamındadır. Siyahtır. Benzol kokar.

Nemli olmayan veya iyice kurutulan beton, tuğla, demir, cam, teneke, tahta, çinko, kurşun ve mantar yüzeylere yapılır. Yüzeylere sürülüp kurutuldugunda elastikiyetini korur. Hava şartlarından etkilenmez. Uzun süre açıkta kalınca katılasır. Böyle durumlarda az miktarda benzolle kıvama getirilir. Çeşitleri arasında su ile karıştırılıp kıvama getirileni vardır.

RUBEROİT-BİTÜMLÜ KARTON

Bitüm ve asfalta batırılmış kartonlardır. Asfaltlanmış yüzeylere kaplandığında birbirine yapışmamaları için ince kum serpilir. Asfalt tutkal karışımından yapılmış bir macunla kaplanırlar. Renkli yapıları ve kanaviçeli olanları vardır.